30 Haziran 2013 Pazar
faşizme karşı bacak omuza
linki tıklayın :)
https://soundcloud.com/anilcatik/biz-iyi-biliriz-streisand-1?utm_source=soundcloud&utm_campaign=share&utm_medium=facebook
Etiketler:
resim/heykel/fotoğraf
24 Haziran 2013 Pazartesi
10 Haziran 2013 Pazartesi
5 Haziran 2013 Çarşamba
hepiniz çok güzelsiniz..
var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!
düşüncemizin katlanması mı güzel,
zalim kaderin yumruklarına, oklarına
yoksa diretip bela denizlerine karşı
dur, yeter! demesi mi?
ölmek, uyumak sadece! düşünün ki uyumakla yalnız
bitebilir bütün acıları yüreğin,
çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
çünkü ölüm uykularında,
sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
kim dayanabilir zamanın kırbacına?
zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
sevgisinin kepaze edilmesine
kanunların bu kadar yavaş
yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
kötülere kul olmasına iyi insanın
bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
kim ister bütün bunlara katlanmak
ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
o kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
ürkütmese yüreğini?
bilmediğimiz belalara atılmaktansa
çektiklerine razı etmese insanı?
bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
yürekten gelenin doğal rengini.
ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
yollarını değiştirip bu yüzden.
bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
(shakespeare - hamlet)
27 Mayıs 2013 Pazartesi
la
dünyanın ekseni oniki santim kaymıştı, behzat amirim esra'ya bir santim bile yaklaşmamıştı hani. dünyanın eksene hala kaymaya devam ederken, rtük ve star tv, izleyenlere bir santim bile yaklaşmadı. tv'mizin en harika yapımlarından biri geçip gitti kırmızı vosvosla. bir gün gelir ve o üyeler de bize yaklaşır, bizim de zevklerimizin olduğunu, onlardan farklı şeyler izleyebileceğimi, sevebileceğimizi, küfredebileceğimizi, içebileceğimizi, öpüşebileceğimizi, çocuk yapmamak için de sevişebileceğimizi anlarlar umarım. hani diyordu ya amirim "ben sevmesini bilmiyorum" diye, herhalde rtük de sevmesini bilmiyor. hatta harun gibi bağırayım bak şimdi, "lan biriniz de anlayın be, seviyorum merkez seviyorum, anladın mı?" gereksiz yere kanalı işgal ediyormuşuz demek!..
23 Mayıs 2013 Perşembe
yasak
şu sigara yasağına karşı durmak, sarı öküzü feda etmemek gerekiyordu. kapalı mekan falan derken herifler özel arabalarımızda dahi sigarayı yasakladı. şimdi alkol işi neredeyse tamamen çözülüyor. yasağın iyisi kötüsü olmaz arkadaş. yakında içkiyi yasaklarlarsa şaşırmayın diyorduk. az kaldı, sabredin, evinizde içmeniz de yasaklanacak..
dumanlı sahamı, rahatca ve ucuza içebileceğim biramı geri istiyorum..
dumanlı sahamı, rahatca ve ucuza içebileceğim biramı geri istiyorum..
16 Mayıs 2013 Perşembe
the end
filminde de gördüğünüz üzere the doors bu şarkıyı çaldıkları kulüpte ilk çaldıklarında kovulmuşlardır. çünkü jim morrison'ın annesi ile ilgili fantezileri biraz ağır kaçmıştır. ama bu oedipus kompleksi sözler doğaçlama sırasından dilden fırlamıştır. ayrıca şarkının çok güzel bir klibi vardır ve biz buna apocalypse now filmi olarak biliriz! şarkı, vietnam savaşı ile özdeşleşmiş parçalardan birisidir. neyse, müthiştir..
this is the end, beautiful friend
this is the end, beautiful friend
this is the end, my only friend, the end
of our elaborate plans, the end
of everything that stands, the end
(bu son, güzel arkadaş, bu son, tek arkadaşım, özenli planlarımızın sonu, ayakta duran her şeyin sonu, son.)
no safety or surprise, the end
i'll never look into your eyes...again
can you picture what will be, so limitless and free
desperately in need...of some...stranger's hand
in a...desperate land
(güvenlik ya da şaşkınlık yok, son, bir daha asla gözlerinin içine bakmayacağım. düşünebilir misin, ne olabilir acaba, öyle sınırsız ve özgür, umutsuzca, gereksinir bir yabancıya, çaresiz bir ülkede. )
lost in a roman...wilderness of pain
and all the children are insane, all the children are insane
waiting for the summer rain, yeah
there's danger on the edge of town
ride the king's highway, baby
weird scenes inside the gold mine
ride the highway west, baby
(bir roma acısının vahşetinde kayıp, ve tüm çocuklar şuursuz, tüm çocuklar şuursuz, beklerken yaz yağmurunu, kasabanın sınırında tehlike var, kralın otoyolunu kullan. altın madeninde tekin olmayan görüntüler; bebeğim, batıya giden yolu kullan. )
ride the snake, ride the snake
to the lake, the ancient lake, baby
the snake is long, seven miles
ride the snake...he's old, and his skin is cold
(yılanı sür, yılanı sür. göle kadar, göle kadar. eski göle, bebeğim, yılan uzun, göle kadar, göle kadar. eski göle, bebeğim, yılan uzun yedi mil, yılanı sür. yaşlı, ve derisi soğuk)
the west is the best, the west is the best
get here, and we'll do the rest
the blue bus is callin' us, the blue bus is callin' us
driver, where you taken' us
the killer awoke before dawn, he put his boots on
he took a face from the ancient gallery
and he walked on down the hall
(batı en iyisi, batı en iyisi -west'in kadını temsil ettiği de söylenir-,gel buraya, gerisini biz hallederiz. mavi otobüs bizi çağırıyor, mavi otobüs bizi çağırıyor. şoför, bizi nereye götürüyorsun? katil gün doğmadan uyandı, çizmelerini giydi, eski dehlizlerden bir surat kopup geldi, koridorda inmeye devam etti. )
he went into the room where his sister lived, and...then he
paid a visit to his brother, and then he
he walked on down the hall, and
and he came to a door...and he looked inside
father, yes son, i want to kill you
mother...i want to...fuck you
(kız kardeşinin yaşadığı odaya gitti, ve sonra erkek kardeşine uğradı, ve sonra koridorda inmeye devam etti. ve bir kapıya geldi, ve içeri baktı; baba, "evet oğlum?" "seni öldürmek istiyorum, anne, seni ise…")
c'mon baby, take a chance with us x3
and meet me at the back of the blue bus
doin' a blue rock, on a blue bus
doin' a blue rock, c'mon, yeahkill,
kill, kill, kill, kill, kill
(hadi bebek, bizimle şansını bir dene. hadi bebek, bizimle şansını bir dene hadi bebek, bizimle şansını bir dene. ve mavi otobüsün arkasında buluş benimle. mavi, yaşa! çevresinde… hadi mavi otobüs, hadi… hadi, öldür, öldür, öldür.... )
this is the end, beautiful friend
this is the end, my only friend, the end
it hurts to set you free
but you'll never follow me
the end of laughter and soft lies
the end of nights we tried to die
this is the end
(bu son, güzel arkadaş. bu son, tek arkadaşım, son. seni rahat bırakmak acı veriyor, ama asla peşimden gelmeyeceksin. kahkaha ve beyaz yalanların sonu, ve ölmeye çalıştığımız gecelerin sonu. bu son. )
7 Mayıs 2013 Salı
marvin the paranoid android
'en harika robotlar' diye bir liste yapılsa elbette t 1000, asimo, r2d2, bumblebee listeye girer. zirveye ise marvin yerleşir.
zaman içinde sürekli yol aldığı için evrenden 7 kat daha fazla yaşayan, insan kişiliğine sahip paranoyak bir robottur kendileri. kocaman bir beyni vardır, ama ona sürekli "marvin, şunları getir, bunları götür" türü emirler verilmektedir. hayattan o kadar çok sıkılmıştır ki ultra zeki ve çevik bir tankı bile hayata küstürmüştür. en büyük silahı karşısındakini depresyona anında sokabilmesidir. evrenin sonundaki restoran'da yemek yiyen bizimkileri 976 milyar yıl boyunca beklemiştir. o kadar büyük bunalımdadır ki, bir seferinde ford prefect ile şöyle bir konuşması olur;
"benimle konuşmak istiyormuşsun gibi davranma, benden nefret ettiğini biliyorum."
"hayır, etmiyorum."
"evet
ediyorsun, herkes eder. bu evrenin bir parçası. birinin benden nefret
etmeye başlaması için onunla konuşmam yeterli. robotlar bile nefret
eder benden. eğer beni görmezden gelirsen, sanırım buradan çekip
gidebilirim."
tanrının evrene son mesajını okurken, en sonunda ışığı söner. tanrının mesajı şöyledir:
"verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz."
thom
yorke, paranoid android şarkısını bu robottan esinlenerek yapmış
derler. zaten şarkıdaki bazı sözler direkt kitaptan alınmadır. şarkıdaki
"i may be paranoid, but not an android" sözleri de marvin'e aittir.
please could you stop the noise, i'm trying to get some rest (arthur dent uzay gemisinde uyumaya çalışmaktadır. ama gürültüler yüzünden uyanır ve şöyle der; lütfen şu sesi keser misiniz, dinlenmeye çalışıyorum)
from all the unborn chicken voices in my head
(kafamdaki tüm doğmamış tavuk seslerinden kurtulmaya)
what's that...? (o nedir)
what's that...? (o nedir)
(i may be paranoid, but not an android)
(paranoyak olabilirim, ama android değilim -marvin'in rehberdeki sözü)
what's that...? (o nedir..?)
what's that...? (o nedir..?)
(i may be paranoid, but not an android)
(paranoyak olabilirim, ama android değilim)
when ı am king, you will be first against the wall (rehberde sirius sibernetik şirketi için kullanılan söz; "ben kral olduğumda ilk kurşuna dizilecek kişi sensin")
when ı am king, you will be first against the wall (rehberde sirius sibernetik şirketi için kullanılan söz; "ben kral olduğumda ilk kurşuna dizilecek kişi sensin")
with your opinion which is of no consequence at all
(sonuçsuz (önemsiz) düşüncenle..
)
what's that...? (o nedir)
what's that...? (o nedir)
(i may be paranoid, but no android)
(paranoyak olabilirim, ama android değilim)
what's that...? (o nedir)
what's that...? (o nedir)
(i may be paranoid, but no android)
(paranoyak olabilirim, ama android değilim)
ambition makes you look pretty ugly (otostop çekerek evreni dolaşan ford prefect'in zaphod'a söylediği söz. zaphod galaksinin başkanınıdır ve bir gezegeni yağmalamak istemektedir; ford şöyle der; hırs çok çirkin gösteriyor seni)
ambition makes you look pretty ugly (otostop çekerek evreni dolaşan ford prefect'in zaphod'a söylediği söz. zaphod galaksinin başkanınıdır ve bir gezegeni yağmalamak istemektedir; ford şöyle der; hırs çok çirkin gösteriyor seni)
kicking and squealing gucci little piggy
(tekmeleyen, vıyaklayan minik domuz)
you don't remember (hatırlamıyorsun)
you don't remember (hatırlamıyorsun)
why don't you remember my name? (zaphod, arthur'un adını sürekli unutmaktadır ve bir yerde arthur patlar; neden hatırlamıyorsun adımı?)
off with his head, man (kafadan kontak adam)
off with his head, man (kafadan kontak adam)
you don't remember (hatırlamıyorsun)
you don't remember (hatırlamıyorsun)
why don't you remember my name? (zaphod, arthur'un adını sürekli unutmaktadır ve bir yerde arthur patlar; neden hatırlamıyorsun adımı?)
off with his head, man (kafadan kontak adam)
off with his head, man (kafadan kontak adam)
why don't you remember my name?
(neden hatırlamıyorsun adımı)
i guess he does....
(sanırım hatırlıyor)
rain down, rain down
come on rain down on me
from a great height
from a great height... height...
rain down, rain down
come on rain down on me
from a great height
from a great height... height...
rain down, rain down
come on rain down on me
rain down, rain down
come on rain down on me
from a great height
from a great height... height...
rain down, rain down
come on rain down on me
from a great height
from a great height... height...
rain down, rain down
come on rain down on me
(yağın üstüme, hadi yağın
üstüme büyük bir yükseklikten) sonsuz ihtimalsizlik motorunun ürünü
olarak birdenbire gökyüzünde beliren ispermeçet balinasının düşerken,
aslında yeryüzünün kendine geldiğini sanmasıyla ettiği laf. )
tthat's it, sir/you're leaving (buraya kadar bayım, gidiyorsunuz)
the crackle of pigskin (domuz derisinin çatırtısı)
the dust and the screaming (toz ve çığlık)
the yuppies networking (züppeler toplanıyor)
the panic, the vomit (panik, kusmuk) (rehberin kapağında don't panic yazar)
the panic, the vomit (panik, kusmuk)
god loves his children, god loves his children, yeah!
tthat's it, sir/you're leaving (buraya kadar bayım, gidiyorsunuz)
the crackle of pigskin (domuz derisinin çatırtısı)
the dust and the screaming (toz ve çığlık)
the yuppies networking (züppeler toplanıyor)
the panic, the vomit (panik, kusmuk) (rehberin kapağında don't panic yazar)
the panic, the vomit (panik, kusmuk)
god loves his children, god loves his children, yeah!
(tanrı çocuklarını sever)
"tanrının yarattıklarına son mesajı"nı okumak için çıkılan yolculuğa
göndermedir.)
(rehber ile şarkı sözleri karşılaştırmasına dair yazı serdarcharliebrown'dan alınma :)
(rehber ile şarkı sözleri karşılaştırmasına dair yazı serdarcharliebrown'dan alınma :)
3 Mayıs 2013 Cuma
san jose
san jose california'dan, her gün türkiye saati ile 06:30-07:30 arası (sana göre gece yarısı), haberin yok ölüyorum, marla singer üzerine ve misyoner pozisyonu yazılarıma giren sevgili okurum..
lütfen bana mesaj at. 6-7 aydır her gün, aynı saatte ve aynı yazılara giriyorsun. şimdi bak;
pennsylvania'dan olsaydın hafiften tırsardım. ama san jose'densin, değerini bil, tırsmıyorum! çünkü silikon vadisi orada. belki facebook, belki google, apple, microsoft vs'de çalışıyorsun ve blogu deneme için falan kullanıyorsun, emin değilim! ama ajan olma ihtimalin de yok değil! yoksa benim yazılarımın aşırı bağımlısı mısın? başka bir ihtimale göre eski bir tanıdık da olabilirsin hani. velhasıl kelam, san francisco'ya selamlarımı söyle. benim için aşağılarda bir yerde nba maçı seyret. ömer aşık'ı görürsen saçlarını okşa..
bir de, artık başka yazılara da bak be ya..
1 Mayıs 2013 Çarşamba
1 mayıs, çarşı ve kemal sunal
çarşı güzel bir çalışmaya imza atmış. hem de oldukça güzel. bu çalışmayı köşeyi dönen adam'ın sansürlenen bölümlerinden hazırlamışlar.
tekstilde çalışan, temizliğe giden, hayat kadınlığı yapmak zorunda kalan kadınlar öncelikli olmak üzere tüm emekçilerin bayramı kutlu olsun..
29 Nisan 2013 Pazartesi
kilim
geçenlerde trt belgesel'de 1989'a ait bir programa rastladım. anadolu kilim motifleri ve anlamlarından bahsediyordu. belgeselin ilk bölümünde eli belinde motifi inceleniyor ve biz türklerin ana tanrıçası olan umay ana'ya kadar gidiyor. belgeselleri izlerseniz eğer şimdi doğuda nevruz, batıda paskalya olarak kutlanan inanna-dumuzi birleşmesinin bütün bir eski dünyayı nasıl etkilediğini görebilirsiniz.
zümrüdü anka, tarak, yıldız, gamalı haç(svastika), kem gözden korunmalar hep kilim motiflerinde yer alırmış. neyse lafı daha fazla uzatmanın anlamı yok. her bir video 28 dakika civarı. merak eden izleyebilir. güzel belgesel.
(eli belinde motifleri)
bu eli belinde hadisesi bereket ile alakalı bir durummuş. doğurganlığı temsil edermiş. kadın bu motif sayesinde kendisini, hayvanlarını ve bitkilerini doğurgan ve bereketli kılmak istermiş. yani eli belinde sembolü yer ile göğün, kadın ile erkeğin bereketinin sembolü olmuş. hakkari'den antalya'ya kadar geniş bir sahada halen kullanılıyormuş. esasında kilimler bir nevi kitap gibiymiş. harfler yok ama semboller var ve genç kızlar kilim dokuyarak isteklerini belli ederlermiş.
(koç boynuzu)
ikinci motifimiz koç boynuzu. ana erkil toplumdan ata erkilliğe geçiş sürecinde ortaya çıkmış. çünkü erkeğin doğumdaki rolü anlaşılmış. bu iş salt kadın mucizesi olarak görülmüyor artık. tarım toplumuna geçilmiş. toprağın bereketi için kan önem kazanmış ve koç-boğa kurban ederek toprağın da döllenmesi istenmiş.türk kadınları da erkeğin bereketinin sembolü olarak koç boynuzunu kilimlerine işlemiş.
kilimlerdeki el motifleri ise insanı bilinmeyen kötülüklere karşı koruyan bir güçmüş. çünkü sabanı, baltayı tutan, hayvanları avlayan hep eldir. büyüye, nazara karşı iyi gelir. öyle ki o el ali'nin ve oğullarının eli olduğu gibi islamın beş şartını da temsil edebilirmiş.
zümrüdü anka, tarak, yıldız, gamalı haç(svastika), kem gözden korunmalar hep kilim motiflerinde yer alırmış. neyse lafı daha fazla uzatmanın anlamı yok. her bir video 28 dakika civarı. merak eden izleyebilir. güzel belgesel.
26 Nisan 2013 Cuma
elvan dalton
barış manço - bal böceği'nden arak olsa bile cumanız ve hafta sonunuz böylesine eğlenceli olsun :)
sarı taksi boyandı
gelipte kapıya dayandı
tam kaçıracağımız zaman
zalım da anası uyandı
ama benim adım elvan dalton
ben gezerim balkon balkon
gelir de koynuna girerim ama
kobrayı dolarım boynuna
açın kızlar arayı
salıyom kobrayı varooooo
sarı taksi hızlandı
çelikti jantlar tozlandı
kara kızı görünce
nazım nazım nazlandı
ama benim adım elvan dalton
ben gezerim balkon balkon
gelir de koynuna girerim ama
kobrayı dolarım boynuna
açın kızlar arayı
salıyom kobrayı varooooo
22 Nisan 2013 Pazartesi
davut ve calut (david&goliath)
eski ahit'te samuel kitabının on yedinci bölümü tamamen davut ile calut'un kapışmasına ayrılmıştır. filistler ile kral saul komutasındaki yahudiler savaşmak için toplanırlar. ikisi de iki tepe tutar ve orduları bir vadi ayırmaktadır. filist ordusundaki gatlı golyat(calut) adlı bir savaşçı vardır. altı arşın bir karışlık boyu ile devasadır(bir arşın 68 cm'den hesap yapılırsa boyu 4 metreden fazla çıkar). üstelik salt boyu ile değil, üzerindeki zırhları, savaş gereçleri ile de büyük bir savaşçı olduğunu göstermiştir. miğferi, zırhı, omuzları arasında asılı duran palası, başka bir savaşçının taşıdığı kalkanı, mızrağı derken tepeden tırnağa donandığını görürüz. neyse, bu savaşçı ortaya çıkar ve yahudileri küçümser. "siz saul'un köleleri, biz ise özgür savaşçılarız. çıkarın karşıma bir adam. onunla savaşayım. o beni yenerse biz sizin köleniz oluruz, ben onu yenersem siz bizim kölemiz olursunuz" diye bağırır.
davut ise o sırada tam olarak savaş meydanında değildir. dört oğlu olan işay'ın en küçük oğludur. diğer üç oğul kral saul'un yanındadır. davut'sa babasının sürülerini bakmak için sürekli ordudan ayrılmaktadır. calut kırk gün boyunca yahudilere meydan okur. babası bir gün ona ağbileri için erzak verir ve ordugaha yollar. o sırada goliat yahudilere tekrar meydan okuyordur ve yahudiler onun önünden böcek sürüsü gibi kaçışıyordur. kral saul ise golyat'ı öldürene kızını vaadetmiştir ve üstelik o yiğidin babası da vergiden muaf olacaktır. davut meydan okumayı duyunca sinirlenir ve "bir sünnetsiz yaşayan tanrının ordusuna nasıl meydan okur" der. ağbileri ise onu savaşı izlemeye geldiğini sanırlar ve onu azarlarlar. söyledikleri ise saul'a kadar ulaşır. saul onu çağırır. çok genç olduğunu görür. savaşmasını istemez. o ise çobanlık yaptığını, sürüsüne saldıran ayı ve aslanlarla boğuştuğunu, o hayvanları öldürdüğünü söyler. saul kabul eder ve ona kendi savaş giyisilerini giydirir. ama o giyisilere alışık olmayan davut, onları üzerinden çıkarır. değneğini alır ve dereden beş çakıl taşı seçer. bunları çoban dağarcının cebine koyar ve sapanını alıp golyat'ın karşısına çıkar.
davut'u karşısında bir değnekle gören filistli savaşçı kızar. "ben köpek miyim ki karşıma değnekle çıkıyorsun" der. sinirlenmiştir. onu öldürdüğünde kurda kuşa yem yapacağını haykırır. davut da aynı şeyi filist ordusuna yapacağını söyler. karşılıklı atışmalar son bulur. golyat ve davut son sürrat birbirlerine doğru koşmaya başlar. davut dağarcığından bir taş çıkarır, sapanına koyar, sallar ve taş goliat'ın alnını deler. dev gibi savaşçı yüz üstü yere serilmiştir. sonra goliat'ın kılıcını alır ve kafasını keser. filistli savaşçıların hepsi kaçışır. ama yahudiler onları kovalar ve leşlerini her yere serer. en sonunda ordugahlarını yağmalar. davut ise kesik baş ve goliat'ın silahları ile birlikte saul'un karşısına çıkar. savaş sona ermiştir.
bu olayı tasvir eden en önemli sanat eseri ise bildiğiniz gibi michelangelo buonarroti'nin ellerinden çıkan meşhur heykeldir 1501'de yapmaya başlamış ve üç yılda bitirmiştir. esasında heykelin yapımında kullanılan blok 40 yıllıktır. daha önce 2 sanatçının izleri blok üzerinde vardır. ama onlar bu kocaman bloktan(heykel dört metre) ne çıkaracaklarını kestirememişlerdir. leonardo da vinci'ye de bu blok teklif edilmiş, ancak da vinci heykel sanatıı önemsiz bulduğu için reddetmiş. michelangelo'nun da vinci ile sürtüşme nedenlerinden birisi de bu mesele derler. heykel ise mükemmel ötesidir. bu genç delikanlı, golyat'ı küçük bir sapanın yardımı ile yenmiş, sonra onun kafasını uçurmuştu. o atletik bir delikanlıydı. sapanı lakayt bir şekilde omuzunda taşıyordur ve saldırmak için güç topluyordur. kafasını kendinden emin bir şekilde sola çevirmiş, bakışları uzaktaki bir noktada toplanmaktadır. çatık kaşlarıyla düşmanı öfkeli bir şekilde izlemektedir. davut ilk defa çıplak tasvir edilmiştir. tevrattaki hikayeyi tekrar hatırlarsanız eğer tüm giysilerini çıkardığı yazıyordu. daha önceki tasvirlerinde elinde kılıcı, başında miğferi, üstünde zırhı, ayağının altında düşmanının kafası ile resmedilmişken, şimdi çıplaktı ve zaferine inanıyordu. bu çıplaklık yüzünden, davut'un kudüs'ü alışının 3000. yılında israil'e hediye edilen bir kopyası yahudilerce kabul edilmemiştir. gerçi heykel sünnetsizdir. bu yüzden david olup olmadığı konusunda tartışmalar vardır. heykelin bitiminden sonra michalengelo'nun tam karşısına bir tabure koyup üstüne oturduğu ve saatlerce heykele gözünü dikip en sonunda "neden konuşmuyorsun" diye heykele bağırdığı rivayet edilmektedir. o dönem avrupa'nın bu heykel ebadında heykel yapılamıyordur. bu david, antik çağdan beri yapılan ilk muhteşem ve 4 metrelik heykeldir. vücut hatları inanılmazdır. o şöyle der; "ben heykeli yapmıyorum, sadece mermeri gereksiz taraflarından ayırıyorum ve içinden o heykel doğuyor."
bir süre sonra bu heykel floransa ile özdeşleşecektir. çünkü floransa da onun gibi küçük ve güçsüzdür. ama onun gibi korkusuzdur.
bu tablu rubens'e ait. davut'un ölmüş haldeki goliat'ın başını kesme anı. davut'un düşmanını aşağılaması ve gururu yüzünden okunuyor. yapılış yılı 1616.
caravaggio'nun konu ile ilgili üç tablosu vardır. bu 1602 tarihli.
caravaggio'nun 1607 tarihli resmi. davut'un şekli değişmemiş ama goliat değişmiş.
caravaggio'nun 1610 tarihli eseri. davut pek bir cılız resmedilmiş. ayrıca şunu belirtmeden geçemeyeceğim. tablodaki golyat, caravaggio'nun ta kensidir. bu da uzun hikaye..
nicolas poussin'in 1631 tarihli eseri. kocaman kafa malum kişinin. taşıyan davut ve öndeki borazancılar herkese olayı haber veriyor.
titian'ın 1576 tarihli eseri. calut'un kafa bi dünya! davut şükretmektedir.
Etiketler:
din,
resim/heykel/fotoğraf
19 Nisan 2013 Cuma
süt
malumunuz üzere internet penis büyütme reklamlarından geçilmiyor. hatta mail bile geliyor. demek oluyor ki hemcinslerimin penisleri ile ilgili sorunları var. oysa eskiden öyle miydi? biz eskiden at sütü içerdik. bildiğiniz üzere aygırlarınki yere değer. oysa boğalarınki küçücüktür. hemcinslerimi hep inek sütü bu hale getirdi. inek sütüne son, yaşasın kımız!
yeni döllenmiş bir ineğin sütü nasıl olur acaba? erkeğinize yeni döllenmiş inek sütü içirin diye bir reklam olsa mesela. hmm, çoğunluk iğrenir. ama o radyocular yok mu radyocular, anında 10 litre satarlar! ama yumurtalar hep öyle. gerçi şimdi değil. ama içinde horoz bulunan açık kümes tavuklarının tüm yumurtaları yeni döllenmiş! çok iğrenç miyim neyim..
mevzu buradan açılmışken yazmadan edemeyeceğim. bunu da bir arkadaşım anlattı. boğa çiftliği var bir ilimizde ve sprem üretiyorlar. bu çiftlikte boğaların biri karşıya geçmek isterken demir parmaklığı aşamıyor ve ön ayakları demirin önünde, arka ayakları ise arkada kalıyor. vay sen misin bu halde kalan? geri kalan sekiz boğa bunun ırzına geçiyor ve hayvanı resmen sikerek öldürüyorlar. çiftlik çalışanları olayı gördğünde şok olmuş haldeler. ölüm nedenini yazacaklar ama ne yazsınlar? diğer boğalar tarafından sikerek öldürüldü! gördüğünüz üzere hemcinslerimin bu kadar azmış olmasının nedeni de inek sütü. bu dünyada kazara domalmaya gör, halin harap..
ama boğaların başka özellikleri de var elbette. mesela bir döllenme dönemi boyunca aynı ineğe sadece bir defa atlarmış. ikinci seferi için dölünü asla heba etmez. çünkü o da bilirki en kıymetli varlığı dölüdür. bu yönden hemcinslerime benzemiyor. ama kullanıp atma konusunda benziyor..
mesele bu yönde devam ediyorsa kıyakçılığı da yazmak gerek. atın penisi çok büyük olduğu için kısraklara rahatça sokamaz. işte bu yüzden kıyakçılık meslesi vardır. aygır pezevengi bu kişi penisi alır ve kısrağın içine sokar. böylece döllenme gerçekleşir.
tabi at eşek mevzuları da var. bu lanet olasıca hayvanlar birbirinden çok hoşlanıyor! at ana olursa doğana katır denir. eşek ana olursa ise bardo. ayrıca kancık dediğimiz şey dişi eşektir. çok naz yapıyormuş ve malumunuz üzere bizim köylerde çok sevilen bir hayvan!
hepinize iyi hafta sonları..
yeni döllenmiş bir ineğin sütü nasıl olur acaba? erkeğinize yeni döllenmiş inek sütü içirin diye bir reklam olsa mesela. hmm, çoğunluk iğrenir. ama o radyocular yok mu radyocular, anında 10 litre satarlar! ama yumurtalar hep öyle. gerçi şimdi değil. ama içinde horoz bulunan açık kümes tavuklarının tüm yumurtaları yeni döllenmiş! çok iğrenç miyim neyim..
mevzu buradan açılmışken yazmadan edemeyeceğim. bunu da bir arkadaşım anlattı. boğa çiftliği var bir ilimizde ve sprem üretiyorlar. bu çiftlikte boğaların biri karşıya geçmek isterken demir parmaklığı aşamıyor ve ön ayakları demirin önünde, arka ayakları ise arkada kalıyor. vay sen misin bu halde kalan? geri kalan sekiz boğa bunun ırzına geçiyor ve hayvanı resmen sikerek öldürüyorlar. çiftlik çalışanları olayı gördğünde şok olmuş haldeler. ölüm nedenini yazacaklar ama ne yazsınlar? diğer boğalar tarafından sikerek öldürüldü! gördüğünüz üzere hemcinslerimin bu kadar azmış olmasının nedeni de inek sütü. bu dünyada kazara domalmaya gör, halin harap..
ama boğaların başka özellikleri de var elbette. mesela bir döllenme dönemi boyunca aynı ineğe sadece bir defa atlarmış. ikinci seferi için dölünü asla heba etmez. çünkü o da bilirki en kıymetli varlığı dölüdür. bu yönden hemcinslerime benzemiyor. ama kullanıp atma konusunda benziyor..
mesele bu yönde devam ediyorsa kıyakçılığı da yazmak gerek. atın penisi çok büyük olduğu için kısraklara rahatça sokamaz. işte bu yüzden kıyakçılık meslesi vardır. aygır pezevengi bu kişi penisi alır ve kısrağın içine sokar. böylece döllenme gerçekleşir.
tabi at eşek mevzuları da var. bu lanet olasıca hayvanlar birbirinden çok hoşlanıyor! at ana olursa doğana katır denir. eşek ana olursa ise bardo. ayrıca kancık dediğimiz şey dişi eşektir. çok naz yapıyormuş ve malumunuz üzere bizim köylerde çok sevilen bir hayvan!
hepinize iyi hafta sonları..
Etiketler:
canlılar alemi
8 Nisan 2013 Pazartesi
yuhh
tedaviden önce:
tedaviden sonra:
derler ki bülent ersoy ve zeki müren'i yoldan çıkaran müzeyyen senar'dır. ama bülent hanım o yolda durmamış. bornoz ne be, yuh..
tedaviden sonra:
derler ki bülent ersoy ve zeki müren'i yoldan çıkaran müzeyyen senar'dır. ama bülent hanım o yolda durmamış. bornoz ne be, yuh..
Etiketler:
resim/heykel/fotoğraf
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
...
ilet:
ytravisbickle@hotmail.com
en sevdiğim yazılarım
1- stanley kubrick ve savaş sanatı
2- tanrı, şeytan ve her şey hakkında
3- mesih, deccal ve armageddon savaşı
4- hepimiz öleceğiz!
5- anormal düzeyde ilişki yaşayan insanların bilmediği gerçekler
6- quentin taratino'nun arka koltuk sendromu ve winston wolf
7- new amsterdam'dan new york'a ve saint peter
8- haberin yok, ölüyorum
9- bursa hakkında bilmediğiniz gerçekler
10- çizgilere basarak yürümeye çalışan insan
11- olasılık çiftler, gerçeklik katmanlar halindedir
12- ebedi rekabet
13- kuş sütüyle beslerim seni
14- tembellik hakkımız, söke söke almalıyız
15- tek eşliliğin insan doğasına aykırı olması
16- hazza ulaşmak ne kadar zor ulan!!
17- kafaların güzelliği
18- judith vs holofernes
2- tanrı, şeytan ve her şey hakkında
3- mesih, deccal ve armageddon savaşı
4- hepimiz öleceğiz!
5- anormal düzeyde ilişki yaşayan insanların bilmediği gerçekler
6- quentin taratino'nun arka koltuk sendromu ve winston wolf
7- new amsterdam'dan new york'a ve saint peter
8- haberin yok, ölüyorum
9- bursa hakkında bilmediğiniz gerçekler
10- çizgilere basarak yürümeye çalışan insan
11- olasılık çiftler, gerçeklik katmanlar halindedir
12- ebedi rekabet
13- kuş sütüyle beslerim seni
14- tembellik hakkımız, söke söke almalıyız
15- tek eşliliğin insan doğasına aykırı olması
16- hazza ulaşmak ne kadar zor ulan!!
17- kafaların güzelliği
18- judith vs holofernes
Sayfalar
telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.




.jpg)

.jpg)












