heyy!!! heyecanlı mısın?!

korkma, okudukça geçer!

24 Ekim 2014 Cuma

friday i'm in love


günün birinde robert smith adlı ingiliz beyefendisi müslüman olursa "ben biliyordum" diyeceğim. çünkü malumunuz üzere cuma mübarek gün ve ertesi tatil. hem banane pazartesi maviyse, salı çarşamba griyse.. ben cumaları seviyorum. o koskoca kalabalık içinde huşu içinde namaz kılmak yok mu? mest oluyorum(!)

şaka bir yana, en son cumaya gittiğimde, hoca cami halıları için para topluyordu ve bir metrekare halı alanın, cennete de bir metrekare yerinin hazır olduğunu söylemişti. ondan önceki hafta ise kadınlarınıza erkek giyisileri giydirmeyin diye hönkürüyordu. neyse işte, pazartesi ayrı düşesin, salı çarşamba kır kalbimi, perşembe ne ki, seviyorum cumayı..

sene 2005 falan, aylardan eylül, gününü hatırlamıyorum. rock'n coke'a geldi bu beyefendiler. bir güzel yağmur yağıyor, inanamazsınız. ve bu beyefendi kırmızı dudaklarıyla sahnede, harika söylüyor. şimdi hatırlayamadığım kadar bis yapmıştı. inanılmaz güzel bir geceydi. o gece hep aklımda kalacak, daima ve daima. hem siyahtır pazartesi, salı çarşamba da kalp ağrısı. ama cuma hep gelir, güzelinden gelir..

haydi hep beraber;

pazartesi dinle kafanı, salı ve çarşamba topla odanı, perşembe izle duvarı, ama o cumalar yok mu o cumalar, seviyorum ulann..

22 Ekim 2014 Çarşamba

mekan

4 ay önce taşındım. mekanı söylemeyeyim, ama yeni mahallem ilginçliklerle dolu.

- elektrik, su abonelikleri üzerime almaya gittiğimde şokla karşılaştım. elektrik 1200, su 800 tl borç olmuş. "neden kesmediniz" diye sorunca görevlilere "kesemiyoruz ki" cevabını aldım. polissiz gidemiyorlarmış. bence abartıyorlar, o kadar değil.

- yazın kavga döğüş sesleri bol oluyordu. bir keresinde karı koca ingilizce kavga ediyordu. abarttığımı sanmayın sakın, bildiğin ingilizce. sanırım afrika kökenli yurttaşlarımızdılar.

- yine yazın pencere önünde sigara içerken başka acayip sesler de duydum. sanırım karı koca veya sevgililer sevişiyordu ve kadının çığlığı geniş bir alanda yankılanıyordu.

- "sizin mahalle üzerinde helikopter gördüm, gene operasyon yapmışlar" sözünü yoldan geçenler bile söyler oldu. mahalle merkezi nispeten karışık olabiliyor ama sokakda bir durum yok. gerçi evin dibine bonzaiye hayır diye pankart astılar. işte bunlar hep böyle şeyler.

- sokak feci dar. ev alma komşu al derler ya hani, ev alma sokak al diye cevaplarım ben bu sözü. araba park etmek büyük mesele. park ettiğim yerde iki günden fazla araba kalamıyor. mahallenin kadınları hemen "burası benim evimin önü çek arabanı" diyorlar. kendi kapımın önüne çeksem yol tamamen kapanır bu arada.

- sokak ahalisi tüm yaz dışarıda sabahladı. bana ilginç geldi.

- sokakta kiralar taş çatlasa 1000 tl. iyi kötü 500-750 arası ev bulabilirsin. ama 5 dakika mesafemizde kocaman bir rezidans var ve benim duyduğum bunların aylık aidatları 15.000 tl'ymiş. zengin fakir iç içe yaşıyoruz. sokak varoş ama 5 dakika mesafede sinema ve migros var!

- mahalle merkezinde damacana su arıyorum. hanım "7,5 ph'dan büyük olsun su" dedi. bi sucuya girdim ve "ph kaç" dedim. dükkan sahibi ters ters yüzüme baktı ve "amacın ne senin birader" deyince "yok ağbi bir amacım" demek zorunda kaldım. adama hak verdim.

- neredeyse istanbul'un göbeğindeyim. 40 km mesefesi olan işime belediye otobüsüyle 40 dakikada gidiyorum. otobüs durağı yürüme 10 dakika mesafede. bu tür mahalleler öyle söylendiği gibi berbat falan değil. rahat rahat yaşanabiliyor. her şeyi abartmamak lazım. yukarıda yazdığım gibi ilginç durumlar olabiliyor. ama o kadar..
Related Posts with Thumbnails

...

ilet:

ytravisbickle@hotmail.com

Sayfalar

telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.