heyy!!! heyecanlı mısın?!

korkma, okudukça geçer!

24 Mart 2009 Salı

zagor tenay


sergio bonelli'nin yarattığı karakter. oldukça maceralı, heyecanlı, kan ve pişmanlıklarla dolu bir yaşantısı vardır. asıl adı patrick wilding olan kahramanımız, pennsylvania eyaletinin kuzeyindeki hayali darkwood ormanında, bir bataklıkta inşa ettiği kulübede, bir meksikalı soylu olan don cico felipe cayetone lopez martinez ve gonzales tam adlı, çiko namlı, midesine düşkün biriyle yaşar. aralarında cinsel yakınlaşma yoktur! yaşadığı maceraların hepsi tahminen 1800'lerin başında geçmiştir.

neyse, daha çocukken anne-babası olan mike ve betty'yi saleman kinsky adlı biri tarafından kışkırtılan abenaki kabilesi kızılderilileri öldürür. küçük zagor nehre atlar ve sürüklenirken fritzy adlı bir avcı tarafından kurtarılır. amerikan avcılarını size anlatmak zorunda bırakmayın beni. kızılderililerden biraz daha farklı yaşayan, genelde kürk ticaretiyle uğraşanbeyazlar diyebilirim. fritzy öldükten sonra sullivanlar'la tanışır. onların sirkinde çalışır. sullivanlar'la hayat boyu devam eden dostları böylece başlar. kendisine zagor tenay adını -ki bir kızılderili dilinde baltalı ilan demektir- sullivanlar verir. ama zagor adı sallamadır. normalde herhangi bir dilde anlamı yoktur.

ama zagor'un çocukluğundan beri peşindeki olduğu tek şey anne-babasının katilleridir. o kızılderilileri en sonunda bulur ve the end eşliğinde(!), ettiği intikam yeminleri doğrultusunda, çoluk çocuğuna varana kadar katleder. tam dizleri üstüne çökmüş, kollarındaki düşman kanı toprağa dökülür vaziyette, başı göğe ermiş ve intikamın hazzı ile yanarken gerçeği öğrenir. kızılderili kabilesi de intikam için babasını öldürmüştür. çünkü babası mike, kızılderili avcısı olan bir katildir.

büyük bir pişmanlık duyar. dostlarının yardımı ile barışın devamı için darkwood ormanına yerleşir. bir kaç küçük numara ile kızılderilileri kendisinin bir yarı-tanrı olduğuna inandırır.ama sonra kendisinin gerçekten önemli bir kişi olduğunu da anlar. kızılderililerin kutsal ruhu kiki manitu'nun dünyaya yardım etmesi için zaman zaman seçtiği savaşçılardan birisidir zagor. kiki manitu'nun yardımı ile bir bazı olaylardan sıyrılır. mesela kendi kötü kişiliği lanetli topraklarda kanı aktığı için ortaya çıkınca kendisiyle savaşmak zorunda kalır. tam yenilecekken kiki manitu ortaya çıkar ve ikisini de zamansızlık boyutuna gönderir. zagor bu sayede kendisini yener.

tüm macera ve gizem elbette burada bitmez. yaşadığı başka bir ilginç olayda da geyik avlama macerasıdır. sadağından oku çıkarmış ve yayı iyice gerip tam geyiği vuracakken geyik dile gelir ve neden kendisini öldürmek istediğini sorar. acıktığını söyleyen zagor'a ise "ben acıktığımda seni yemeye mi karar veriyorum" diyerek hayatının ayarını verir. bu olaydan sonra herhangi bir canlı öldürmemeye karar veren kahramanımız çizgi roman aleminin en kral elemanı olur. ne çelik blek, ne mister no veya captain swing onun eline su bile dökemez, hatta onun elini sıkmaya bile layık değillerdir.

üzerindeki o kartal desenli giyisi ve dar kotu sullivanlar'ın sirkinde cambazlık yapan bir arkadaşı ona hediye etmiştir. üzerine dar gelmesinin nedeni de bu yüzdendir. kıyafeti sandığınızın aksine yırtılmaz değildir. bir kaç defa tamire uğradığı gibi tamamen değişmişliği de vardır. mesela kadınlarından biri olan kaptan fishleg'in kızı olan virginia ona yepisyeni bir kıyafet dikmiştir. keza don çiko da, new york'da hapishaneye düştüklerinde onun yırtıklarını tamir etmiştir. çiko'dan az bahsetsem bile onun korkak görünen biri olduğunu herkes bilir. ama dostları için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. defalarca hayatını ortaya koymuştur. gerçi o kıyafetlerin de bir anlamı olduğu daha sonra ortaya çıkacaktır.

genelde aseksüel biri olarak görülen zagor sanldığının aksine bir çok kadınla maceradan maceraya koşmuşluğu da vardır. yani kadınlarla arası iyidir. mesela daha önce bahsettiğim kaptan fishleg'in yeğeni virginia, soylu bir avusturyalı olan frida lang ve tabii ilenia varga. ama kadınlar konusunda ketum bir tiptir. maceraları salt darkwood'da geçmez elbette. edgar allen poe ile yaşadığı muhteşem bir macerası vardır, ki yıllar geçse bile hala daha tadı damağımdadır. iyi bir denizcidir. buzullara gitmiştir. arabistan'da, afrika'da maceraları vardır. yukarıda söylediğim gibi kendisiyle, bir macerasında tapınak şövalyeleriyle, ispanya'dan gelen bir golem ile, amerikan başkanıyla, darkwood'un bir gizemi sonucunda orta dünyaya düşüp orayı yönetmeye kalkanlarla, uzaylılarla, zombilerle, dev canavarlarla, robotlarla, çılgın bilimadamlarıyla hatta ninjalarla da karşılaşmıştır. kemerinin bir yanında baltası, diğer yanında silahı vardır. ilk hamle olarak ahyaaaak diye bağırarak baltasını fırlatır.

ilk maceralarını ferri çizse bile daha sonra bir çok çizer tarafından da çizilmiştir. ama ferri'nin tadı onlarda yoktur. onu oldukça angut gösteren çizimleri de vardır, ki benim gibi bir zagor hayranı için katlanılabilecek bir durum değildir.

(not: bilgiler zagor serisini yayınlayan lal kitap'tan orhan berent'en)

7 yorum:

winston wolf dedi ki...

bu içtenlikle yazılmış zagor tanıtım yazısını bozacak bir yorumda bulunmak istemem ama okuyunca dayanamadım,illa ki paylaşasım geldi.
mehmet açarın hayatın anlamı kitabında geçiyordu zagor tahlili.
zagorun baltasının,sürekli ergenlik çağında ereksiyon halinde 1 erkeklik simgesi olduğunu,baltanın bildiğimiz temel işlevini yerine getirmek için kullanılmadığı, ucuna taş bağlanmış sopa görüntüsünün de şekil olarak gönderme.......
çikoyla ilgili de iddialar vardı ama ,onu da düzenlemelerini ve gerekli eklemelerini yaptıkça yazarım:)

gerisi önemli değil... dedi ki...

:)

o baltanın bir sürü işlevi vardır. ahyaaak diye bağırması baltanın fırlatılması anıdır. genelde ilk saldırı anında fırlatır ve hemen silahına davranır. eğer mehmet açar sinema eleştirmeni, kel mehmet açar ise sanırım hiç zagor okumamış. o değilde başka bir mehmet açar ise yine hiç zagor okumamış. çocuk kitabı olarak gördüklerinden normaldir. ilk kazandığım para ile örümcek adam(spiderman değil) almış kişiyim. ne anlar o çizgi romandan. onu ilk çizen ferri, kendi yüzünü zagor a yansıtmış. belkide olmak istediği kişiyi zagorda yansıtmıştır.

bide eşcinsel erkekler kadın vücudunun zayıflığını iğrenç bulup kendi kaslı gövdelerine layık birini ararlarmış(zargana-hakan günday). herifin o kadar düzgün bir vücudu var ki eşcinsel hayranları değişik fantaziler üretmiş olabilir.

yani penis saldırı veya savunmada ne kadar kullanılırsa(kunteper hariç) zagor un baltası da seks ile o kadar ilişkilendirilebilir. ha görünüşü erkeksidir, o ayrı kanu. türkçe dışı dillerin çoğunda her nesnenin dişisi ve erkeği var. bu kişiler çekici adlandırırken erkek eki veriyorlar. belki buradan saçmalamış olabilir. zagor un çekici daha çok tor un çekici gibidir.

zagor un görüntüsü oldukça erkeksi, tek gram yağ yok, vücudunun tüm hatları giydiklerinden dolayı ortada. doğal olarak pantolon üstünden haşmetli bir penis görüntüsü yok. işte çiko ile arası çok iyi, karı koca gibiler. yani o kadar yakınlar. cahil cühela takımı adamla homoseksüel diye dalga geçiyor.

winston wolf dedi ki...

:))))
evet sinema eleştirmeni mehmet açarın son romanında, iki karakter arasında geçen, çizgi roman karakterleri ve bizim göremediklerimiz(!) üzerine geçen bir sohbet bu.
ya zagor ve baltası bir şey değil,tommikste albayın kızı suzinin turtalarıyla ilgili bir yorumu var kiiiiiii.... :)

gerisi önemli değil... dedi ki...

:)

çelik blek hakkında bir şey yazmış mı? onun 2 erkeği var. biri yaşlı biri çocuk. artık zevki hangisine uygunsa!

üstelik doldurmalı tüfeği de vardır! önce barut, sonra kurşun ve en sonunda harbi ile namlunun ucundan içeri doğru ileri geri gide gele iyice sıkıştır! buna ne diyeceği belli aslında! adam silahı ile oynuyor, turta ne ki :) üstelik o mermiyi hasmı olan kırmızı urbalı ingilizlere boşaltıyor! her zaman tam isabet vurur, asla ıskalamaz!

winston wolf dedi ki...

çelik bileğin malzemesi iyiymiş.ama onu es geçmiş.
yine de çizgiroman konusunda "görsem tanırım" kadar sığ da olsam, okurken eğlendirmişti beni.
hakkını yiyemem.

gerisi önemli değil... dedi ki...

bu yapılanın yaratıcı zeka olduğuna inanmıyorum. yani bu tür karikatürler bile fazlasıyla sığ. çok basit şeyler. hikayelerin etkileyiciliğinden daha çok işin kolayına kaçış var.

bu ne, masa, sana girsin kadar basit.

neyse, çizgi romanlar, zamanında bilmediğim bir sürü yeri bana anlatan, tanıtan, beni maceradan maceraya sürükleyen güzel yapımlardı. şimdi tv ler yüzlerce kanal, internet var. görecek ne kaldı ki?!

kwps03 International quide service dedi ki...

Zagor benim çocukluk takma adımdır ama tenay kelimesi sonradan eklenmiş ve gerçek değildir.

Related Posts with Thumbnails

...

ilet:

ytravisbickle@hotmail.com

Sayfalar

telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.