heyy!!! heyecanlı mısın?!

korkma, okudukça geçer!

16 Mart 2009 Pazartesi

arthur rimbaud



1854'de charville'de doğmuş, sadece fransızların değil, bence dünyanın en büyük şairidir. benim gibi dil özürlü biri olsanız bile, onun türkçeye çevrilmiş şiirlerinde dahi o enfes tadı alırsınız.

daha 13-14 yaşlarında latince şiirler yazmaya başlayan rimbaud'nun 16 yaşında ilk şiirleri yayımlanır. aynı yaşlarda sihirbazlık ve büyücükle ilgili ne bulursa okur. kaçıp gitmek arzusu ile yanmaya başlar. hatta serserilik suçundan hapishaneye bile düşer. onu hapishaneden kurtaran kişi öğretmeni izambard'dır.

hapishaneden çıkar çıkmaz, 17 yaşında yine serseriliğe başlar. paris'e yayan gider. 1871'de paris komününe katılır. öğretmenine yazdığı mektuplarda, us düzenini yıkmakla bilinmeyenlere varılacağını söyler. kendisinden 10 yaş büyük verlaine'e mektup yazar. paris'in ozanları ile tanışmak istediğini belirtir. kilise duvarlarına 'tanrıya ölüm' diye yazılar yazar. 1872'de verlaine ile ilişkileri derinleşir! verlaine çoluğunu çocuğunu paris'te bırakıp rimbaud ile kaçar. arras'a giderler. serserilik edip, durmadan içip, skandallar çıkarırlar. en sonunda londra'ya kaçarlar. burada en ünlü kitabı olan les illuminations'u yazar. 1873'de ise verlaine'den bıkar ve charville'e döner. burada bir kitap daha yayımlar. 27 mayısda yine verlaine ile londra'ya gider. temmuzda kavga ederler. verlaine brüksel'e kaçar. rimbaud arkasından gelir. yine kavga etmeye başlarlar. verlaine, rimbaud'a silah çeker ve onu vurur. rimbaud yaralanır, verlaine hapishaneye gider. 1875'de stuttgart'a son kez görüşürler. verlaine onu dine davet eder! rimbaud elbette kabul etmez. yaşadıkları aşk en meşhur eşcinsel aşklardan birisidir. kadını kadın yapan şairdir derler, ama rimbaud'un şiirlerine verlaine tutulmuştur. verlaine'i verlain yapan rimbaud olmuştur.

1874'de ise les illuminations'ı gözden geçirir. paris'te, germain nouveau ile arkadaşlık! eder. onunla beraber londra'ya gider. orada dersler verir. bir yıl sonra almanca öğrenmek için almanya'ya gider. oradan italya'ya, oradan da doğduğu yer olan charleville'e döner. italyanca, almanca, flemenkçe, arapça öğrenmek için çalışır.

1876'da endenozya'da savaşmak için gönüllü olarak hollanda ordusuna yazılır. ama askerden kaçar. viyana'ya gider. polis onu sınırdışı eder. alpleri yürüyerek aşar ve isviçre'ye gider. 1877'de fransa'ya döner. avrupa'yı dolaşır. 1879'da kıbrıs'a gider. 1880 ise aden ve harrar'a giderek silah ticareti yapar. bol bol teknik kitaplar okur. iyi para kazanır. artık edebiyatla ilgisini neredeyse kesmiştir. 1880 ile 90 arasında ise tamamen ticarete yönelir. esir ticareti bile yapar. kitapları fransa'da yayımlandığında oralı bile olmaz.

1891'de ise sağ dizinde bir şişlik çıkar. fransa'ya döner, marsiya'da tedavi altına alınır. ama 10 kasım 1891'de, 37 yaşında kangrenden ölür. öldüğünde edebiyatla hiçbir ilişkisi kalmamış birisidir. ama bu durum ona 'dünyanın en büyük şairi' dememe engel olmaz. onun öldüğü yaşta ancak büyük şair olunabilirken, o sadece 17-21 yaşları arasında şiir yazmış ve çocuk yaşta edebiyatı bırakmıştır. onun şiiri tasvirci şiire karşı koyuştur. şiir onun sayesinde bambaşka bir biçim almıştır.

helecanlar

yazın mavi akşamlarıyla ineceğim patikalara
buğdaylarla bezeli ufak otları çiğneyerek
ayaklarımda o tazelik, aklım bir karış havada
yıkasın çıplak başımı rüzgar diyerek

konuşmayacağım, düşünmeyeceğim bir an bile
lakin tırmanacak içimde bitmek bilmez aşk
ve ben uzağa, uzaklara gideceğim derbederceğine
doğayla, ve mutlu, sanki bir kadınlaymışcasına

2 yorum:

winston wolf dedi ki...

rene char diye başka bir şair var.1900ler de yaşamış.
rimbaud'a bir şiirinde söyle seslenmiş ki çok severim hem rimbaud hem bu dizeleri:

...

Gitmekle iyi ettin, Arthur Rimbaud!
Olası mutluluğa kanıtsız inanabilecek birkaç kişiyiz, senin yanında.

gerisi önemli değil... dedi ki...

rimbaud ölene kadar hiçbir şeye inanmadan tam bir serseri hayatı yaşamış, savrulup durmuş. paris komününe katılışı ile köle ticareti yapması başka türlü açıklanamaz bence. şiiri bıraktıktan sonra gitmesi ile gitmemesi arasında bence fark yok. zaten 21 inden sonra ölmüş sayılır. belkide verlaine ile sevdası bitince her şey bitmiştir.

rene char "aşk dilsizdir, şiir konuştur onu" demiş. herhalde doğrudur..!

Related Posts with Thumbnails

...

ilet:

ytravisbickle@hotmail.com

Sayfalar

telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.