heyy!!! heyecanlı mısın?!

korkma, okudukça geçer!

12 Haziran 2009 Cuma

karşı devrim!!!

atatürk'ün ölümüne yakın partinin, dolayısıyla ülkenin başına geçeceği düşünülen iki kişi vardır. genelkurmay başkanı fevzi çakmak ve içişleri bakanı şükrü kaya .

ismet paşa ise 1937 nin eylülünden beri uzaklardadır. atatürk ün bizzat kendisi onu görevden almış ve celal bayar ı başbakanı yapmıştır. bunun nedeni olarak mussolini italyası ve nazi almanyası örneklerini inceleyen refik saydam ve şükrü saraçoğlu'nun(fenerbahçenin efsane başkanı aynı zamanda) ülkeye dönünce uygulmak istedikleri faşist yapıdır. atatürk'ü führer(bir nevi ulu önder) gibi bir makama oturtup ismet inönü, refik saydam ve şükrü saraçoğlu ülkeyi faşist bir konseyle yönetmek istemiştir. ama plandan haberdar olan atatürk, tabiri caiz ise bunları sopayla kovalamıştır. ama bu üçlünün yaptıkları işler hala daha düzeltilemiyor. çünkü atatürk fazla yaşayamadı.


neyse işte, şükrü kaya içişleri bakanı olarak polise hükmetmektedir. fevzi çakmak ise askere. ikisi rekabet halindeyken şükrü kaya öne çıkmak için ilginç bir hamle yapar.

kardak meselesini bilirsiniz. bu kime ait olduğu bilinmeyen kayalıklar meselesini ilk düşünen şükrü kaya'dır. lozan'da adı geçmeyen bu kayalıkların hemen işgal edilmesi için atatürk'e teklif sunar. buna fevzi çakmak şiddetle karşı çıkar. "savaş riskini alamayacağını" söyler. şükrü kaya atılır ve "ver gemilerini, ben alırım" der. dediğini de gerçekten yapar. kayalıkları alır. lozan'dan sonra devlete ilk defa toprak kazandıran kişi olarak haklı! bir üne kavuşan kaya'nın artık önünde kimse duramayacaktır.

ama iş öyle bitmez tabi. fevzi çakmak yenilgiyi hazmedemez. işi gücü kaya'yı engellemektir. bu esnada aklına ismet paşa gelir ve onu başa getirmek için elinden gelen herşeyi yapar ve başarır.

işte chp'nin yazgısını değiştiren olay, ismet paşa'nın başa geçmesidir. atatürk'ün ölmeden hemen önce öldürülme emrini bile verdiği söylenen(ki büyük ihtimal yalan) ismet paşa iktidarı ele geçirir ve gerçek manada karşı devrim başlar. paradan ve puldan atatürk'ün resimlerini kaldırır, kendisinin resimlerini koyar. atatürk'ü ulu önder, kendisini milli şef ilan eder. ülkeyi refik saydam, şükrü saraçoğlu ikilisine emanet eder. ikisi beraber ülkeyi savaşın sonuna kadar koyu bir faşizme götürür. varlık vergisi ortaya çıkar. aşkale'de toplama kampları kurulur. zaten 1930 lardan beri ekonomisi göbekten faşist almanya ya bağlı ülkeyi iyice almanlara bağımlı hale getirirler.

refik saydam 1940 ların hemen başında aniden ölünce yerine saraçoğlu geçer. hatta şükrü saraçoğlu hakkında ilginç bir anektod vardır. yunan iç savaşında savaşmış mihri belli, sultanahmet camii minareleri arasında saraçoğlu faşisttir diye mahya bile asmıştır.

tüm bu ahval şerait içinde dahi savaşı almanlar kaybedince rus korkusu yüzünden bir hışımla kendilerini amerikanın kucağına atarlar. demokrasiye geçiş yaparlar. 1946'da dp'nin meclise girmesinden sonra islam ihaliyatı fakültesi ve ilk imam hatipler açılır. hatta 1950 seçimlerinden önce, bu ülke tarihinde ilk ve son olmak üzere bir imam(atatürk'ün cenaze namazını kılan) şemsettin günaltay başbakan olur.

kendisini sevmem ama can dündar'ın mustafa filminde güzel bir tepit vardır. m.kemal'i yalnız olarak niteler. bu gerçekten doğrudur. onu anlayabilecek çapta insan çevresinde yoktur. ülke idaresini ismet paşa'ya bıraktıktan sonra o sadece devrimlerle ilgilenmiştir.

aslında celal bayar'ı başbakan yapınca aralarınca ilginç bir konuşma olur. bayar'a şöyle der;

"polis müdürlerini, valileri ve büyükelçileri ben atayacağım. gerisi ile sen ilgilen."

celal bayar'ın da dediği gibi aslında geride ekonomi hariç bir şey kalmamıştır.

(saraçoğlu ile inönü time dergisine kapak olmuşlardır. hatta menderes bile kapak olmuştur. yani olay atatürk ve naim süleymanoğlu ile sınırlı değildir. saraçoğlu'ndaki hitler bıyığını farketmişsinizdir.)

10 yorum:

aşkın dedi ki...

Bir bu amcalara bakıyorum, bir de petrolü millileştirdiği ve Amerikan - İngiliz şirketlerini kovduğu için Time'a kapak olan Muhammed Musaddık'a.Fark var!
Bir de benim anlamadığım hem İnönü hem de Menderes'e atfedilen Sovyetlere yakınlaşma sinyalleri verdikleri için iktidardan düşürüldükleri söylentisi vardır.
Üstelik bu isimler halef-selef.

gerisi önemli değil... dedi ki...

ingilizlere karşı denge kurmak için bir sovyet yakınlaşması 1920 lerde vardır. ama özellikle 30 larda, nazi almanyasının parasal desteğini almak için onlarla çok yakınlaşmıştır inönü. savaş sırasında da devam eder bu. ama sovyetlerle saldırmazlık antlaşması imzalamışızdır. çünkü sovyetler uzakdoğuda japonlara karşı büyük bir odu bekletiyorlardı. japonlar da o devre türkiye ye ilgi göstermişlerdir mesela. keza türkiye de bir italyan saldırısından çekindiği için sovyetlerle anlaşmıştır. italyanlardan neden korktuklarını hala anlamıyorum. yani feci ikili oynamışsızdır. hakkını yemeyeyim, ismet paşa iyi bir diplomattır. ama kötü bir politikacıdır.

ama savaş başlayınca iş çok değişti. bir alman taraftarlığı vardır. alman savaş gemileri boğazlardan geçip karadeniz e de girmiştir. savaş sonu ruslar işte o yüzden boğazlarda üs, kars ve ardahan ı istediler. işte tam o sıra soğuk savaş başladı ve batı blogunun kucağına atayıp büyük bir rus tehdidinden yırttık.

yani ismet paşa devrinde bir sovyet yakınlaşması 1945 den sonra kesin olarak yoktur. iktidar değişikliğinin nedeni daha amerikancı politikaları uygulayabilecek olan dp nin olmasıdır.

dp de, özellikle füze krizinden sonra amerikaya soğukluk başlıyor. ama o ara, askerin don lastiğine kadar herşeyini nato, yani amerika sağlıyor. işte iktidarın sonlarına doğru ağır sanayi hamlesi için gerekli krediyi amerikadan bulamayan dp, moskova ya gitmeden bir hafta önce darbe oluyor.

bu ülkede 1948 den sonra amerikadan habersiz bir şey olacağına inanmadığım için bunun payı vardır diye düşünüyorum. bir çok yorumcu da bunu belirtir.

aşkın dedi ki...

''Yeni bir dünya kurulur, biz de o dünyada yerimizi alırız''
İsmet İnönü Amerikanya'ya tepki gösteriyor

deniz gencer dedi ki...

yazılarının hastasıyım.
bunu da kimseye söylemişliğim yoktur heralde.

gerisi önemli değil... dedi ki...

o dediğin 1960 larda. chp hafiften ortanın solu olmuş, üstelik johnson mektubu hadisesi var, kıbrıs işine amerika parmağını sokmuş yani. 1940 larla hiç alakası yok. 1960-65 arası dönem o.

gerisi önemli değil... dedi ki...

ben de hastasıyım, sıkma canını :D

aşkın dedi ki...

Biraz anakronizmden kimseye zarar gelmez :)
İnönü'nün gözden düşüşü ve Demirel gibi isimlerin sahneye çıkmasına sebeptir.

gerisi önemli değil... dedi ki...

demirel zaten morrison lakabıyla bilinir ;)

S_O_S dedi ki...

hocam peçete üzerine yazıp istek yapar gibi hissediyorum ama (: birde şu demokrat parti konusunda bir şeyler karalar mısın? arama yaptım ama çıkmadı. Zamanında yapılması planlanan toprak reformuna karşı çıkan adnan menderes ve ahalisinin bu tohum çevresinde yeni bir parti kurmaya kalktıkları gibisinden bir şeyler okumuştum da.

gerisi önemli değil... dedi ki...

artık uzun yazma iştahım kalmadı. gerçi hala bir rommel yazısı döktüresim var. başka kalmadı diyeyim. demokrat parti işi uzun. ama dediğin konuya parmak basıp doğrudur diyeni de okudum, yalalndır diyeni de. o reform olmasa da o parti kurulacaktı. ilk kuruluşunda bir sürü komünist vardır işin ilginci :)

Related Posts with Thumbnails

...

ilet:

ytravisbickle@hotmail.com

Sayfalar

telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.