heyy!!! heyecanlı mısın?!

korkma, okudukça geçer!

8 Haziran 2009 Pazartesi

hidayet türkoğlu vs rüya


dün gece biri almış başımı, sıktıkça sıkıyor, öleceğim lan, öyle böyle değil. "imdat, (yani help, help me!!)" diye bağırıyorum, hatta evin içinde birileri yerlerde yatıyor. duyan yok sesimi. "sesim çıkmıyor, niye" diye düşünürken kavradım herifi belinden, vurdum kafasını duvara, vurdum duvara. sonra bir "imdat" diye daha bağırdım ve uyandım. karabasanmış a q.

şu karabasan illeti eskiden çok uğrardı yanıma, alışkanlık işte, geceleri yastağımın altında kılıç, yatağın hemen yanında zagor dan taklit çekiç ile uyurum o yüzden. hatta kutsal kitapları her zaman belimin üstünde taşımışımdır, her zaman abdestli gezmişimdir, toprak benden davacı olamaz mahşer günü, kolaymı lan, ayağım cünüp olarak toprağa basmasın diye, daima banyoda sevişmişimdir. o kadar dikkat ederim bu işlere! ama alışmıştım şerefsize, geldiğinde "siktir git lan!" diye bağırıp yollardım. bu sefer farkına varamazdım. herhalde beni boğazladığı için olsa gerek.

karabasan denilen şey vücut ile beyinin farklı zamanda uyanması. yani önce beyin uyanıyor, vücut uyanamıyor, öyle kaskatı kalıyorsunuz, sesiniz bile çıkmıyor, felçli gibisiniz anlayacağınız. en sonunda vücut da uyanınca, her şey normale dönüyor. sanıldığı gibi cinler sırtınıza binmiyor, sizi taciz etmiyor, boğmaya çalışmıyor. nas suresini okumak ise size sadece psikolojik bir rahatlama olarak geri döner. yani etkisi açısından, benim söylediğim ile okunan dua arasında temelde bir fark yok.

ama feci oldum, "açayım" dedim tv yi, açtım, bir de ne göreyim? orlando-lakers maçı. hidayet in maçı. sesi gelsin, "siktir et, uyu yavrum" dedim tekrar kendi kendime. ne uykusu, hepsi çekip gitmiş, beni terk etmiş. bende başladım maça.

ilk devre orlando felaket. bir tel lewis oynuyor. hidayet varla yok arası bir şey. polonyalı bir gülyabani var takımda, gördüm onu tekrar, "uyuma lan, rüyana girer bu şerefsiz" dedim kendi kendime.

nihayet üçüncü çeyrek başladı ve hidayet de başladı. ikilik, üçlük, asist derken maçın sonu geldi ve kobe'yi bir blokladı şerefsiz, öyle böyle değil. harbi bak, ben öyle blok görmedim ömrü hayatımda. mvp nin başına geçirdi topu, tv defalarca gösterdi hareketi, oha, harbiden oha, "o neydi lan öyle" dedim kendi kendime. yuh aq.

maç bitti ve orlando magic kaybetti. lewis ile hidayet oraya kadar getirebildi takımı. howard biraz daha etkili olabilse rahat kazanırlardı. 40 sayıdan sonra kobe nin canı çıkmış, belli. 2 gün sonra seri orlando'da. 30 un altında kalabilirse kobe, 3 maçı da alabilir orlando. hadi hayırlısı...

saat oldu 06:00. bir daha uyku tutmadı doğal olarak. enfes bir blok kaldı aklımda, hemde güzelinden...

2 yorum:

winston wolf dedi ki...

"felçli gibisiniz anlayacağınız" cümlesinde ki gibi kelimesi fazla aslında. kısmi felç durumu bu.
yani remden çıkıyorsun, uyanıyorsun ama beden kısmi felç halinde, iskelet kas sistemin çalışmıyor.
bazı insanlarda ender de olsa 4-5 saat sürdüğüyle ilgili bir şeyler okumuştum.doğru mu bilemem ama bir daha uyumama sebebi bu.
karabasanı ortaya çıkaran sebepleri azaltmalı tabi, bir de ya bu gece de olursam diye strese girdi mi insan daha bir sık mı karabasan geliyor ne...

gerisi önemli değil... dedi ki...

bende oluş sebebi sol tarafıma yatmam sanırım. sol yanıma yatınca geliyor genelde işte ve bayaa uzun zamandır gelmiyordu. bir ara iyice alışmıştım, gerçekten siiktir git deyince gidiyordu. şimdi uzun süredir ilk olduğundan böyle oldu. bi daha olmaz zaten...

Related Posts with Thumbnails

...

ilet:

ytravisbickle@hotmail.com

Sayfalar

telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.