heyy!!! heyecanlı mısın?!

korkma, okudukça geçer!

7 Ağustos 2009 Cuma

heinz guderian



moskova'ya 40 km kadar yaklaşıp son sürrat ilerlerken hitler'den gelen "piyadeleri bekle" talimatı üzerine panzerleri durdurmak zorunda kalan, ikinci dünya savaşının en büyük komutanı. onun yıldırım saldırıları ile polonya, fransa ve rus savaşının(rusya'ya girilmesine taraftar değildir) ilk bölümü kolayca bitmiştir. eğer ingiltere ile bir karayolu olsaydı, ingilizleri silindir gibi ezeceği şüphe götürmez bir gerçektir. adı rommel, zukov, montgomery, patton, eisenhower gibi bilinmemesinin nedenlerinden biri de savaşın ilk yıllarında kazanılan zaferlerin hitler'e mal edilmesindendir. oysa hitler'in kararları, savaşı almanların kaybetmesine neden olmuştur. savaş suçlusu değildir. çok iyi bir askerdir.

bismarck'ın söylediği bir söz vardır: "balkanlar, pomeranyalı yaşlı bir askerin kemikleri kadar bile değerli değildir."

guderian pomeranyalıdır. şimdiki polonya topraklarında kalan bu bölgede doğmuş olan bu asker, birinci savaşta siperlerde savaşmış büyük insan kayıplarını görünce motorize birlikler üzerine kafa yormuştur. almanların ağır yaptırımlara maruz kaldığı iki savaş arasında ise maketlerden tank birlikleri kurarak kafasındaki planları icraya çalışmıştır. hitler'in iktidara gelmesini tüm alman genelkurmayı gibi baştan olumlu karşılamıştır. çünkü bu sayede almanlar tekrar silahlana bilmiş ve yayılmayıcık faaliyetlerine girişmişlerdir.

avusturya ile birleşme kararından sonra avusturya'ya son sürrat dalan birliğin komutanı guderian'dır. hitler'in yaşlı ve statik düşünen generalleri yerine koymaya çalıştığı, en sevdiği genç subaylardandır. silezya ve çekya'nın da işgalinden sonra ruhr havzasına asker sokulması bu subaylarda büyük sevinçlere neden olmuştur. polonya'ya girilip ülkenin rusya ile bölüşülmesinden sonra tüm alman genelkurmay'ı barışı ummaktadır. hatta polonya'yı yıldırım hızı ile ezen guderian ve birlikleri bile böyle düşünmektedir. ancak ingiliz ve fransızların savaş ilanı bir şeyleri değiştirir. savaş gerçekten başlamıştır.

fransa'yı darmadağın eden guderian'ın tankçılardır. fransızların tank ve uçak sayısı fazla olmasına rağmen hepsini böcek gibi ezmiştir. savaşı 1 haftada bitirmiştir. eğer dunquerque'de ingilizleri de yok etseydi savaşın batı cephesi kesin olarak kapanacak ve ingiltere ile önünde donanma hariç engel kalmayacaktı. ama hitler'in akıl almaz emrinden saldırı durur ve ingilizler askerlerini kurtarır.

fransa'nın da diz çökmesinden sonra iyi bir barış ile savaşın sonlanabileceğini düşünmüştür. rusya'ya hiç bulaşılmaması taraftarıdır. ancak hitler'in ikna kabileti karşısında o da duramaz. rusların almanya'ya eninde sonunda saldıracağı konusunda bütün generaller ikna edilince rusya'ya savaş ilan edilir. haziran'dan aralığa kadar leningrad-moskova-kiev hattına erişilir. moskova önlerine kadar son sürrat ilerleyen isim yine guderian'ın tankçılarıdır. 22 haziranda saldırıya geçilmiş, guderian 1 haftada 350 km yol katedip minks'e ulaşmıştır. ağustosta ise kurks'a varmıştır. gittiği yol 700 km'dir. geri kalan 350 km yolu ise ekime kadar almış ve moskova önlerie ulaşmıştır. hitler izin verse moskova'ya da girecektir. ama meşhur emir verilir "piyadeleri bekle!" hitler'in emri ile güneye, sanayi bölgelerine iner. kış başlar ve berlin ile ipler kopar.



hitler tüm kış boyunca birliklerin olduğu yerde sabit kalmasını, 10 metre bile geri çekilmemesini istemektedir. ama guderian inatla bu düşünceye karşı çıkar. alman hatlarının arkasının doldurulmasının imkansız olduğunu, haziran sınırlarına kadar çekilinmesini tavsiye eder. hitler ise 5 metre derinlikte donmuş olan toprağa siper kazılmasını emreder. kazılamıyorsa toplarla bu işlerin halledilmesni ister. ancak bunlar da yapılamaz. guderian aptallık olarak gördüğü bu durum karşısında şaşkına döner ve hitler ile atılır. bu da onun sonu olur.

1 yıl boyunca görev almayan guderian dedikleri kısmen yanlış çıkar. hala yeterli insan ve malzemeye sahip olan almanlar 1942 saldırılarında da kısmi başarılar elde ederler. ukrayna sanayi bölgeleri alınır. kırım'ı bile alırlar. ama uzun vadede guderian haklı çıkar. cephe hatlarının 1 metre gerisine bile çekileyen alman birlikleri, 1943'den itibaren rus sürüleri karşısında ezilmeye başlar. insan kaybı olağanüstüdür ve karşılanamayacak boyuta geldiğinde, malzeme de tükendiğinde, berlin, 1945'de rus çizmeleri altında ezilecek, inim inim inleyecektir.

1943'de guderian, zırhlı birlikler genel müfettişi olur. tankların gelişiminden sorumludur. 1944'de kısa bir süre genelkurmay başkanı olur. almanya içlerine girmekte olan rusları engellemek için doğu cephesini yeniden tasarlar. ama yine hitler'in ahmaklıkları boğuşmak zorunda kalır. özellikle budapeşte savunması ve ikinci ardenler taarruzu için önemli kuvvetler ayırması yüzünden ipler kopma noktasına gelir. üstelik kurduğu cepheye hitler yalakası, yeteneksiz subaylar getilince daha fazla dayanamaz ve hitler ile sert bir şekilde tartışır. hitler'in tüm vücudu zangır zangır titrer. çünkü böyle bir hamle beklemiyordur. ama daha fazla şaşıranlar ise hitler'e köpek gibi sadık olan generallerdir. en sonunda batı almanya'ya geçer. bu tartışmadan sonra sağlık sorunları gerekçe gösterilerek görevinden alınır, bavyera'ya geçer, müttefikler batı almanya'ya girdiğinde teslim olur.

kendisi faşist değildir. ss birliklerini zaten sevmezdi. soykırımı savaştan sonra duymuştur. ama sıkı bir alman milliyetçisidir.

askeri dehasını şöyle tarif edebiliriz;

birinci dünya savaşı boyunca, yani 4 yıl boyunca aşılamayan fransa cephesini 1 haftada aşmıştır. rusya'da savaşırken bir seferde 600.000 rus askerini esir almıştır. bu tek seferde alınan en büyük esir sayısıdır. inanılmaz bir rakamdır. savaşı bizzat yöneten guderian olsaydı, hitler asla kaybetmezdi. hitler'in engin taktik bilgisi(!) ve dehası(!) sayesinde naziler yenilmiştir.



kendisi hakkında en geniş bilgiyi, anılarını topladığı, orjinal adı "erinnerungen eines soldaten" olan, türkçeye bir askerin anıları olarak çevrilen kitapta bulabilirsiniz. savaş öncesi ve savaşı kendi gözünden, en ince ayrıntısına kadar anlatır. okunması keyiflidir.

15 yorum:

aşkın dedi ki...

Büyük savaş dehası ama Alman Ordusu Cengiz Han'ın Moğol Ordusu değil.
Rusya'ya giriş sebebi belli, önce sanayi bölgeleri sonra kısmetse yeraltı kaynakları ve petrol için Kafkasya.Kaldı ki Moskova'ya girse ne olacak, Napolyon Moskova'ya girdiğinde şehir boşaltılmıştı ve eline hiçbirşey geçmedi.
Hatta ben bu yazıya kadar Hitler'in o çok sevdiği Alman kanını bin tane cephede savaşarak tükettiğine inanırdım, meğerse sorumlusu cabbar cevval atakan komutanlarıymış.

gerisi önemli değil... dedi ki...

naziler rusyaya ilk girdiklerinde önlerinde belirli bir hedef yoktu. ilerledikçe hedeflere odaklandılar. yani guderian a denilen sadece ilerle. o da ilerlemiştir. askerin önüne hedef koyamayınca sıkıntılar orta çıkar.

napolyon gibi değil ama o zaman moskova. hükümet zaten moskova'da. üstelik tüm demiryollarının kesiştiği bir nokta. hitler şehir savaşlarından tırstığı için girmedi derler(stalingrad ta bir inat uğruna devam etti). hatta normalde moskova nın kenar mahallerine giren alman birlikleri girer. işçi direnişleri ile karşılaşırlar. yani guderian ın istediği hedeftir. hedef ona aralıkta verilmiştir. güneye in.

o kadar alman kanının dökülmesinin nedeni hitler in yerlenizden kıpırdamayacaksınız sözü. stalingrad da olduğu gibi. 100.000 alman teslim olmak zorunda kaldı. manstein ın birlikleri çemberi yaramadı. paulus un kuvvetleri teslim oldu. ellerinde silah bile olmadan oluk oluk gelen bir insan seli. almanlar karşılarında duramadı. gerçi sovyetlere ingiliz ve amerikan desteği olmasa yine yenerlerdi. konserveler ingiliz, jipler amerikan malı. kursk muhabererini bilirsin. binlerce tank savaştı. savaşı almanlar kazandı. ama pirius zaferi gibi, yok olan binlerce tanklarının yerine yenisini koyamadılar, ruslar ise ekmek üretir gibi tank üretiyorlardı. üzerini boyamıyorlarmış bile, öyle bir seri üretim.

bence hitler in intihardan farksız emirleri yüzünden almanlar savaş sonunda neredeyse askersiz kaldı. guderian a kalsa hepsini ocak 1942 de varşoya geri çekerdi.

kafkaslara inse bile aklı başında alman komutanlar buraları ellerinde tutamayacaklarını anlamışlardı. zaten tutamadılar. bir duvar düşün. alman hatları bu duvar. ruslar bu sabit duvarları paramparça edip geçti her seferinde. duvar yavaş yavaş geri çekilebilse rus askerleri berlin e, prag a, viyana ya, budapeşte ye giremezdi büyük ihtimal. ama llahtan hitler varmış, bir tümene bile komuta edemeyecek bir insandır o bazı alman komutanların deyimi ile, ama koskoca karakuvvetlerine komuta etmiştir.

aşkın dedi ki...

Yorum oldukça güzel, katılmadığım noktaları belirteyim:
Hedefler bellidir kimse koskoca Rusya'ya ''ulan girdik haydi hayırlısı ne yapıcaz bakalım'' diye girmez.Amaç hammaddedir, bütün savaşlarda olduğu gibi.
Guderian'a gidebildiğin kadar git denmiştir, yeteri kadar gittiğinde de ''tamam bu kadar yeter'' denmiştir
Aklıma Fatih Terim geliyor:
- Hocam Prates'i niye oyundan aldın
- Prates'e ileri git dedim, geri gelme demedim!
Moskova evet stratejiktir fakat Moskova'yı kim ne yapsın, amaç Rusya'yı fethetmek değil ki! Cengiz Han benzetmesini o yüzden yaptım zaten.Amaç hammaddeye ulaşmak, koskoca Rusya'yı nasıl fethedeceksin, fethetsen hangi insan kaynağıyla elinde tutacaksın.
Geri çekilmeme konusu bugün bakıldığında bir hatadır ama o anki koşulları da düşünmek gerekir.
İngiltere teslim olmadı, Kuzey Afrika elden çıktı, geriye bir tek Rusya kaldı.Avrupa'ya hapsolmamak, hammadeye ve sömürge yollarına sahip olmak için eldeki tek şans.
Bunlar yanında sözü bile edilmez tabii ama bir de geri çekilmenin moralmen yaratacağı çöküş de var.
Son olarak sana katılıyorum, iyi ki Hitler var zira Rusya'dan çekilse bu kez Yakındoğu ve Ortadoğu'ya yönelecekti ve ilk durak acaba hangi şanssız ülke olacaktı? Hımm haritayı açıp bakıyoruz: Mein Gott!!

http://1.bp.blogspot.com/_0ns319IKpAg/SBos2piihNI/AAAAAAAAAHw/-EsjEvK0WuM/s400/654px-Second_world_war_europe_1941-1942_map_en.png

gerisi önemli değil... dedi ki...

askerler bilmiyor, asker sadece savaşı kazanmak ister, ekonomi onu ilgilendirmez, hitler askerin bu olayı ile dalga geçermiş :)

ama, hitler in amacı en büyük düşman olarak gördüğü rusya yı bir an önce halletmek. avrupa nın dışına atmak, ural dağlarının ötesine, eninde sonunda kendisine ingilizlerin yardım edeceğini ummuş sanırım. o yüzden dankirk de ingiliz ordusunu yok etmedi. üstelik ispanya da ingilizler franko ile beraber hareket etmişti. cumhuriyetçileri hiç desteklemediler.

ruslara saldırdığında işin ilginci japonlara da güvendi. ama japonlar ruslarla barış antlaşması yapmıştı. onlar ingilizlerle uğraşıyordu. yani almanlara gram faydası olmamıştır. rus ordusunun en azından üçte biri falan japonlarla savaşsa yenebilirdi rusları. ama kendi müttefiki ruslarla nalaştı. garip bir savaş :) sonuçta japonları yenen ingilzler değil amerikalılar... stalin de o kadar iğrenç bir insanmışki kendisine tek bir kurşun bile atmayan japonya, atom bombasından sonra savaş ilan edip gidip japon topraklarının bir kısmını işgal ediyor.

yani türkiye ye girse bile ruslar ile paylaşacaktı ve eninde sonunda yine ruslar ile savaşmak zorunda kalacaktı. hatalarından birisi rusların savaş gücünü yanlış hesap etmesi. ruslar sandığından çok daha güçlü çıktı. küçücük fin ordusu karşısında rusların aldığı bozgunu yanlış değerlendirmiş. o ara ruslar sadece hazır değildi, tecrübeli neredeyse tüm generalleri elemine etmişti. gençler ise zamannla deneyim kazandı ve sınırsız insan gücü ile almanların sonunu getirdi.

geçen ay yazdığım liddell hart yazıma bak, orada da bu rus olayına değindim.

birde kuzey afrika elden çıkmamıştı, ingilizler çok direndi, müthiş insan ve tank desteği ile en sonunda rommel i yendiler. tunus da sıkıştırdılar. belki hitler kuzey afrika yerine malta kıbrıs cebelitarık ı alsaydı ingilizleri daha kolay mat ederdi. o sömürgelerden gelen her şeyi bloke edebilirdi. ama malta yı ve kıbrıs ı almayınca kuzey afrika ile bağlantıyı tam sağlayamadılar. üstelik italyanlara fazla güvenmiş, italyanlar kuzey afrika da resmen rezil oldu, 30bin kişi 2 bin ingilize teslim oldu, düşün gerisini :) kuzey afrika da yine başarılı olabilir, ingilizleri mısır dan atabilirdi ama baştan pek önemsemedi, yeterli yardımı göndermedi, gönderdiğinde de boşu boşuna göndermiş oldu, çünkü o yardımlar mahvoldu, bir italya savunması daha da çetin olabilirdi,rommel bile zamanında çekilmeyi önermişti kuzey afrika dan, çünkü müttefiler iyice yerleşince yapacak bir şey kalmadığını anlamıştı.

rusya da azınlık gruplarına iyi davransa yine idare ederdi. ama ukraynalılar ruslara dönünce iş bitti. ne kadar müslüman ss birlikleri olsa da dayanamadılar.

müttefikleri olan bulgar macar ve romenlere de fazla güvenmiş anlaşılan. belki onları gerekli şekilde motive dememiş, çünkü çok kötü savaştılar.

komik ama ruslara tüm yardım norveç in dibindeki bir körfezden, kuzey buz denizindeki leningrad ın hemen kuzeyi, murmusk dan gider. bari finliler saldırıp alsaydı, sadece o limanı almaları bile çok şeyi değiştirebilirdi :) göremediler herhalde, yani ohalık bir hatadır o, donetz nasıl görmez o limanı şaşılacak şey, demek denizaltılara çok fazla odaklandılar, bu limanı gözden kaçırdılar herhalde.

aşkın dedi ki...

Yorumlarını okumak ayrı bir keyif, arada sırada sırf yorumların devam etsin diye mahsustan muhalefet yapsam mı diye düşünmüyor değilim ;)
Rusları tamamen bitirmek + İngilizlerin desteğini ummak biraz abartılı gibi duruyor.İngilizlerin savaşmaktan vazgeçmesini beklediği bilinen gerçek, senin de
belirttiğin İngiliz birliklerini tamamen bitirmemek gibi jestler bu amaçla yapıldı ama daha fazlası şüpheli.Goebbels'in paraşütlü girişimi de destek ummaktan ziyade barış elde edip başka cephelere yoğunlaşabilmek.
Kuzey Afrika elden çıktı derken gözden çıkarıldıktan sonraki durumu kastettim.Zaten sırf Kuzey Afrika'yı göz göre göre bırakmak Hitler'in amacını ortaya koyuyor.
Yakıt yok, insan gücü de artık idareli kullanılmak zorunda.
Hem savaşı devam ettirebilmek hem de 3.Reich'ın geleceği için bir an evvel yeraltı kaynakları ele geçirilmeliydi.
Türkiye yerine Rusya'ya girilmesi de son derece mantıklı.
Direkt askeri destek alabilecek, enlemesine uzun, sarp dağlara sahip ve daha önce işgal tecrübesi yaşamış bir ülkeye girme riskindense Karadeniz'in kuzeyinden dolaşıp Kafkaslar'a ulaşmak daha elverişli.
Sonuç olarak Hitler bence hiç de bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan bir kafadan kontak değildi, en azından savaş boyunca.
Kazansaydı belki öyle davranırdı.
Ordu içerisinde kendisine yönelik muhalefetin varlığını yazmaya gerek yok, bu sitede daha önceki postlarda var zaten.Bu, kendisine ne kadar ayakbağı oldu onu da Rusya bozgunundan 1945'e kadarki süreçte görürüz kesin galiba..

gerisi önemli değil... dedi ki...

hitler kafadan kontaktı ama dünyayı ele geçirme niyetinde değildi :) hatta ingilzlerin kendi sözünü dinlemesi karşılığında sömürgeleri ile hiç ilgilenmeyeceğini söylediği de bilinir. savaştan hemen önce ingiltereye giden hess vardır, nazilerin en önmeli 4-5 adamından birisi. savaş sırasında ingiliz hapishanelerinde kaldı, ölene kadar hemde, anılarını yazdı ama hala gizli damgası var ve yayınlanmasına izin vermiyorlar. belkide ingiliz alman pazarlığını tüm çıplaklığı ile yazmıştı.

zaten amerika savaşa girince elinden gelen bir şey kalmamıştı. japonlara kızmıştır, bilirsin. taptaze amerikan güçleri başlarda zorlansalar bile tecrübe kazandıkça, rusların da iyice sıkıştırması ile, manyak derecede etkili hava üstünlükleriyle tüm almanya ve japonya yı darmadağın ettiler. ama işin ilginci roosvelt iktidar olana kadar dünya sikinde değildir bu amerikalıların. benim kıtamdan uzak durun yeter der.

gayin-sin.net dedi ki...

selamlar.

minik altı şey.

"achtung panzer" yani "dikkat tank" gudearian'ın 1937'de yazdığı ve tankın savaşta kullanımı hakkındaki görüşlerini belirttiği kitabın adıdır. maalesef türkçe'ye çevrilmedi bugüne kadar. "bir askerin anıları" ise guderian'ın nurnberg'de yargılanırken yazdığı kitabın adıdır. orijinal ismi ise "erinnerungen eines soldaten"dır. (bu kapsamda yan okuma olarak k. j. macksey. mc tarafından yazılan ve türkçe'ye "panzer birlikleri" adıyla çevrilen kitabı da öneririm.)

ikincisi. almanlar'ın barbarossa harekati'yla giriştikleri sovyetler birliği işgali'nde temel ve net bir hedefleri vardı. ekim ayına kadar volga'ya inmek. guderian kitabında sık sık belirtir bunu. bu kapsamda moskova'nın ele geçirilmesi sovyetler birliği'nin en büyük endüstri bölgesi olması itibariyle önemliydi almanya için. ancak hitler romanya petrolü'nü garanti altına almak için kırım'ın işgalini seçti stratejik hedef olarak kendine.

üçüncüsü. kendisi aslında sonradan adı "yıldırım savaş" olarak konulacak savaş tarzının kuramcısıdır. ancak bu savaşın en büyük uygulayıcısı aşırı hızından dolayı "hayalet tümen" adı verilen tümenin komutanlığını yapan erwin rommel'dir. guderian kitabında ilginç biçimde fransa cephesi'ndeki harekatta rommel'den hiç bahsetmez. oysa ki panzer birlikleri içinde atlas okyanusu'na ilk ulaşan rommel'in tümeniydi. guderian normandiya çıkarması'yla ilgili stratejilerinde ise üstü kapalı olarak ciddi biçimde eleştirir rommel'i.

dördüncüsü. guderian aslında çok iyi bir asker olmasından öte mükemmel bir stratejdir. bu özelliği nedeniyle açık ara almanlar'ın ikinci dünya savaşı'ndaki en önemli askeridir. (bu kapsamda patton'un muadili rommel'dir, guderian değil.)

beşincisi. evet guderian bir nazi değildi. çünkü pomeranyalı olmasından öte bir prusyalı'ydı o. prusyalı olduğu için de doğu cephesi'nde kızıl ordu'nun ilerlemesi onu çok üzüyordu "vatan toprağı elden çıkıyor" diye. ancak nazi olmasına karşın ben kendisinin soykırımdan haberi olmadığını pek düşünmüyorum. çünkü başta general von geyr üzerinden müthiş bir istihbarata sahipti. (kızıl ordu'nun hangi gün harekata geçeceğine kadar her türlü istihbarata ulaşabiliyor.) böylesi bir insanın doğum yeri olan kulm'deki (bugünkü chelmno) toplama kampında olup bitenleri bilmemesini beklememek gerekir kanımca. bir de şunu eklemek gerekir ki sovyetler ve polonya guderian'ın savaş suçlusu olduğunu ileri sürmüşlerdir.

son olarak. guderian "waffen ss" yani silahlı ss birliklerini oldukça tutan birisiydi. nitekim kitabında bu ss birliklerini askeri disiplinlerinden ve vatan sevgilerinden ötürü oldukça savunur. ve onların 1943'ten sonra bozulduğunu ileri sürer.

sevgi ve selamlar.

melih şabanoğlu

gerisi önemli değil... dedi ki...

melih bey, sizin yazdıklarınızdan sonra bir şeyler yazmak ukalalık olur. çünkü sizin feci bir araştırmacı olduğunuzu yazdıklarınızdan biliyorum. aklımda kalanları yazmıştım. yorum için teşekkürler.

gayin-sin.net dedi ki...

estağfurullah.

aslında minik minik yazacağım diye böylesi bir blogu ve guderian hakkındaki yazıyı övmeyi ihmal etmişim. gerçekten kendi adıma teşekkür ederim.

aklıma gelen iki minik şeyi de paylaşayım isterseniz.
ilki bu bloga yorum yazdıktan sonra hitler'in barbarosso harekatıyla ilgili 1940 aralık'ındaki ilk memorandumunu okudum. orada hitler üç etaplı bir işgalden bahsedip üçüncü aşamada urallar'ın batısına kadar işgal edilmesini istiyor sovyetler'in. yani hedef volga. dolayısıyla işgal planında moskova'nın ele geçirilmesi de yer alıyor.

ikincisi almanlar'ın ikinci dünya savaşı'ndaki bir diğer sıradışı generali erich von manstein'dan bahsetmemek de olmaz. nitekim guderian kitabında bulduğu her fırsatta över manstein'ı. schliffen planını revize ederek fransa cephesi'ni ardenler'den saldırarak yarmayı öneren planın sahibi manstein'dır. ancak manstein guderian'a göre biraz daha nazi'dir. şöyle ki yahudi katliamından haberdar olduğu sanılır manstein'ın hatta "ne olacak ki öldürülenler alt tarafı yahudi" dediği ileri sürülür. ki manstein büyük bir olasılıkla aslen bir yahudi (levioğulları'ndan çünkü orijinal soyadı von lewinski.)

sevgi ve selamlarımla.

melih

gerisi önemli değil... dedi ki...

manstein hakkında da yazdım :)

neyse, ben liddle hart'ın o iki ciltlik ikinci dünya savaşı tarihi ile guderian'ın anılarını okudum. ikiside böyle bir hedeften bahsetmiyordu. üstelik guderian, ısrarla 1940'da ordunun hedefsizliğinden dem vuruyordu. moskova önlerinden dönmelerinden de bahsediyordu. hitler'in aralık 1940'da dedikleri ise bu tezi bence destekler. haziran 1940'dan aralık 1940'a kadar ilk saldırı bitmişti zaten ve bu devrede guderian hedefsizliği eleştiriyordu. hitler'in amacının rusları uralların doğusuna atmak olduğu bu tarihten sonra şekilleniyor benim bildiğim. yani ilk saldırıda gidebildiğimiz kadar gidelim, sonrasını düşünürüz gibi bir anlayış var. bir hedef olsaydı sanırım moskova önlerine kadar gelen ordu birden bire güneye yönelip guderian'ı küplere bindirmezdi.

hitler'in polonya işgali sırasında varşova'da karşılaştığı direniş yüzünden şahir savaşlarından kaçtığı belirtlir. bu yüzden stalingrad'a kadar şehirlerden hep uzak durmuş. yani hedefinin moskova olduğunu da sanmıyorum.

guderian'ın anılarından aklımda kalanlar bunlar. akşam evde bir daha bakıp o cümleleri de eklerim :)

gerisi önemli değil... dedi ki...

okh'nin 23 temmuz 1941 tarihli bir dokümanı varmış guderian'ın elinde. asıl amaçların ancak o tarihte belirlendiği görülüyor. yani savaşın başlamasından 1 ay sonra. ordu smolenks'i bile geçmiş. belgeye göre gelecekte yapılacak harekatlara yön veren durum rus ordusunun büyük bir kısmının yok olduğuna dair inanç. ama sınırsız insan gücünü kullanacakları da belirtiliyor. savunmanın ukrayna, moskova ve leningrad'a yoğunlaşacağı belirtiliyor. okh ise mevcut ve yeni kurulacak düşman kuvvetlerini yok ederek dediğiniz gibi volga'nın batısı, moskova bölgesi ve leningrad çevresindeki sanayi bölgelerini istiyor.

15 ağustos'da hitler generalleri ile konuştuğunda asıl hedefin leningrad çevresi olduğunu, ikinci hedefin ise moskova veya kiev olacağını, karar verilemediğini belirtmiş. ama romanya'nın sağlama alınması, kırım, hammade ve tahıl yüzünden ukrayna tercihi ağır basmış. yine de karar verilememiş. yani savaşın başlangından 2 ay sonra. 23 ağustosta kesin olarak kırım ve ukrayna sonucu çıkıyor. buna rağmen guderian hitler'in fikrini değiştirmek için onunla görüşmeye gidiyor. tüm ikna girişimlerine rağmen başaramıyor.

yani dediğiniz gibi volga'ya kadar plan var, ama ötesi zamana bırakılmış.

neyse, hitler saldırmasaydı bu sefer stalin'in paris'e yürüyüşünü konuşurduk belkide :)

gayin-sin.net dedi ki...

hocam selamlar.

tabi senin bu yazını bir yıl sonra okuyunca ve de von manstein hakkında da yazmış olduğunu bugün öğrenince hafif kaotik bir durum oluştu:-))

önce kronoljiyi bir düzeltelim. barbarossa harekatı 22 haziran 1941'de başladı ve aralık ayına gelindiğinde bu cephenin kaderi üç aşağı beş yukarı belli olmuştu zaten.

benim dün bahsettiğim hitler'in emri ise aralık 1940 tarihli. (bu emri "bir askerin anıları"nın ikinci cildinin 382'nci sayfasında "ek xxıı" başlığıyla okuyabilirsin.) yani bu emir harekattan neredeyse altı ay önce yazılmış. hedef olarak da urallar'a ulaşmaktan bahsediliyor.

bir de tabi şunu unutmamak lazım. hitler'in sovyetler'e yönelik planları zaten stratejik olamazdı. tam tersine yüzde yüz ideolojikti. zaten strateji bilen askerlerin de, mesela guderian, bu harekata karşı çıkmalarının nedeni sovyetler'in neredeyse sınırsız olan kaynakları (insan gücü ve ekipman) nedeniyle yenilmez olduğunu görmeleriydi. hatırlayacağın gibi kitapta bu konuda birkaç canlı anektod var.

bir de meşhur bolşevikleri (sbkp üyelerini ve partizanlar'ı) esir almadan doğrudan doğruya öldürmeyi öngören "komiser emri"ni unutmamak lazım. ki bu da hitler'in, meseleyi sıradan bir savaştan öte komünizmin kökünü kazıma operasyonu olarak görmesinin en belirgin ipucu sayılabilir.

özetle hitler zırhlı tümenlerinin gücüne inanarak ve sovyetler'in gücünü hakir görerek sovyetler macerasına atıldı. çünkü urallar'a kadar gelmenin sovyetler'i çökerteceğine inanıyordu.

von manstein yazını gördüm ama okumadım henüz. general'in "yitik zaferler" kitabını okumadığım için bir yorum yapamam muhtemelen. ama yine de belli olmaz:-))

görüşmek üzere selam ve sevgi.

melih

gerisi önemli değil... dedi ki...

offf, tarihler ha, bir sene fark...

neyse, dediğinizi destekleyen veri de çok aslında. savaşın önleyici bir saldırıdan başka bir amacı olmadığı da yazulıp çiziliyor. şu eski sovyet, sonradan ingiliz ajanı olan soholov diye bir herifin yazdığı buzkıran var mesela. almanlar saldırmasaydı zaten bir kaç içinde ruslar saldıracaktı der kısaca. neyse :)

sisiniçindekikör dedi ki...

Hiçbir ordu hedefsiz olmaz.ordu hedefsizdi hitler aptaldı ve alman ordusu bu yüzden yenildi demek bana pek tatmin edici gelmiyor.elbette bir asker değildi ama gerizekalı olmadığı da kesin .hoş tarihte asker olanları da gördük ne utanılası yenilgiler almışlardır!şahsi görüşüm bir yerlerde bir sıkıntı varsa hem uygulayıcı da hem de doktrinci de sıkıntı vardır.hastalık bulaştı mı herkese bulaşır.keza bulaşmamış birine de kimse inanmaz! yenilmez fransız ordusunun rusya da nasıl yokolduğu aşikarken üstün alman ırkının elbette frankreichin torunlarının başaramadığını başararabileceğini düşünmek ve bu blitzkrieg gazıyla rusya içlerine ilerlemek ve hızlı sert bir vuruşla rusyanın hammadde kaynaklarını ele geçirmek ve(hertürlü) üretim kaynaklarını felce uğratmak planı tamda bu germanıcus hepten gazuslara göre bir eylem:).zaten romayı da biz yıkmadık mı?medeniyeti kafkas halklarından öğrenmiş bu vahşi ruslar mı bizi yenecek ..pöh! mantığı. bunu hayal etmek çok zor değil.alman ordusunun rusya içindeki vahşi davranışlarından bu belli oluyor....bence almanlar en doğru kararı verdiler.karar doğruydu.bu bir hançer hareketiydi..tam kalbe saplayamadılar..biraz aşşağı da kaldı..ve rakip toparlandı..hesap edilemeyen şey kısaca şuydu:blitzkrieg e ayarlanmış zırhlı birlikler rusyanın büyük sanayi şehirlerini de zapedebilir mantığı(bunu fikir hangi generalden çıkmış olabilir ?)..biraz destek verilir hava kuvvetleri gibi(tam tonton goeringe yaraşır bir abartı).. birazda iyi eğitilmiş piyade koyduk mu(bunu da şu çok zeki meinstein mi verdi acaba ) zırhlıların gücüne bu şehirler dayanamaz(işte hitlerin ki de bu :)) ..şehirler düşer rusya düşer. (biliyorsunuz aurupa da çevresinden dolaştı zapt için uğraşmadı)oysa unuttukları bişey vardı..rusların aptal olmadığı!siz olsaydınız böyle bir saldırıyı almanlardan beklemez miydiniz ?peki ne yapardınız?o devasa alman zırhlılarını hemen polonyanın çıkışında mı karşılardınız yoksa içerlede mi ?ve şehir leri eğitmeye başlamanız lazım...almanlar gelmeden .bu kadar açık.bugün yaşanan şehir savaşlarını almanlar o zaman yaşadı ..bu tamamen farklı bir savaşa dönüştü..ooo işte kış da geldi..ne yapacaksınız şimdi?şehirleri düşüremediniz?ortada tank yok ki vurasınız!?bir ordu yok!?ve hitlere ne yapalım dediklerinde siz ne derdiniz 1000 km öteden?geri çekilmek mi imkansız bu kadar yanaş mışsnız zıplasanız rıhtıma atlayacaksınız ..(öyle görünüyor)bu sadece bir düştü ..alman ordusu burada yepyeni bir savaş çeşidiyle karşılaştı ve bu hiç de robotik almanların hiç alışık olmadığı kuralsız bir şehir savaşıydı.ve şehirler hazırlıklıydı. şeytani komünist ideoloji bu şehirleri feda ederek rusyayı kurtarıyordu!pöh

gerisi önemli değil... dedi ki...

hitler aptaldı, valla bak, ama feci iyi bir hatipti. akıllı bir adam olsa rusya'ya saldırmazdı veya teknolojisinin rusya'ya saldırmaya yetmeyeceğini öngörmeliydi. ingiltere'yi ele geçermeye yetmeyeceğini fark etmişti çünkü.

ben birinci harbi görmüş alman subaylarının iki cepheli harbi hiç istemediklerini tahmin ediyorum. batıda da koskoca ingiltere varken rusya'ya saldırmak aptallıktı. ayrıca hitler, ruslarının sadece 200 tümeni olduğunu söylemişti generallerine. gerçekten ikiyüz tümeni yoketmişlerdi. ama ertesi yıl 200 tümeni daha yok etti almanlar. ama bir 200 tümen daha çıkarınca ruslar almanların önüne, yok oldular. üstelik sanayi şehirlerinin ele geçirilmesi gibi fikirleri fantastikti. almanlar gelene kadar sanayinin beşte dördünü kaçırmıştı stalin.

hem stalin birliklerini iç tarafta bekletti de noldu, yine guderian moskova'ya kadar ilerledi :) hem guderian'ın öngörüsü yine doğru. arkası boş cepheyi savunamadı almanlar.

Related Posts with Thumbnails

...

ilet:

ytravisbickle@hotmail.com

Sayfalar

telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.