heyy!!! heyecanlı mısın?!

korkma, okudukça geçer!

11 Mart 2010 Perşembe

ayrıntıladım - 11

genrih yagoda, kgb adıyla bildiğiniz ünlü nkdv örgütünün eski müdürlerindendir. bu adam, devrim sonrası manastırlardan toplanan ve ortaçağdan kalma paha biçilmez ikonaları karşısına dizer, nagant tabancasıyla birer birer ateş eder, parçalarmış.

craig schwartz, being john malkovich filminde john cusack tarafından canlandırılan kuklacıdır. lotte schwartz'ın kocasıdır. ancak ikisi de aynı kadına aşıktır. yani maxin'e. şöyle der; "bilinç, korkunç bir lanettir. düşünürsün, hissedersin, acı çekersin."

yılmaz güney'in sürü filmini üç bölümde incelemek gerekir. birinci kısımda göçer hayatı anlatılır. ikinci kısımda tren yolculuğu ile gerçek hayata geçilir. hayatın pisliklikleri ve zalimlikleri görürüz. üçüncü kısımda ise hayallerin şehri, her bahtı karanın görmak istediği şehir olan ankara'ya varılır. aslında ankara her şeyden daha zalimdir. iyi yoktur ankara'da. sadece para vardır.

mavi duvar şarkısı, kadına bağımlılık üzerine enfes bir eserdir. beklenilen kişinin asla gelmeyeceği acı acı insana hatırlatılır ve rüzgar kırbaç gibi yüzüne çarpar. acı gerçek budur.
haşhaşin örgütüne batılılar assassin der.

avrupa'daki gizli tarikatların yapılanması, bu örgütün yapılanmasını öğrenen ve bir kaç ufak değişiklikle uygulayan kudüs ve urfa gibi yerlerdeki hristiyan şövalyeler sayesinde olmuştur.

alex de large, mahkum numarası 655321 olan, sevimli, kocaman gözleri ile ailelerin neşe kaynağı bir karakterdir. polisler tarafından öldürülesiye dövülmesi ve zavallı bir dilenci tarafından tartaklanması, gönlümdeki yerini sağlamlaştırmıştır.
sarah ile musa ikilisinden erkek olanı, daha sonra maraş genelevi patroniçesinin kızı ile evlenerek milli damatlığa layık bir davranışta bulunmuş ve takdirimi kazanmıştır!

per un pugno di dollari adlı filmde, meksika sınırında bir kasaba olan san miguel ve kasabadaki iki düşman aileyi anlatır. yani rojolar ve baxterlar. kasabaya aniden gelen bir amerikalı vardır. amerikalı para için sürekli taraf değiştir ve birgün marisol'u görür ve ona acır, yardım eder. çocuğu ile onu buluşturur. rojolardan ramon bunu kabullenemez. amerikalı çetin cevizdir. film, seyredebileceğiniz en mükemmel western filmi olacağına bire on bahse girerim. aynı zamanda the good the bad and the ugly'deki 3'lü düello sahnesinden sonra seyredebileceğiniz en güzel düello sahnesi bu filmdedir. winchester'lı ramon'a karşı çelik yelekli bir amerikalı. "birini öldürmek istiyorsan daima kalbine ateş etmelisin." ve sonra; "bir 45'likle winchester'ı karşılaştırırsan 45'likli adam, ölü adamdır."
stanley kubrick'in lolita filminde herkes birbirine aşıktır ve herkes birinin aşk intikamını alır. filmin güzel yanı gerçek hayatta karşılıklı aşkın olmadığını haykırmasıdır. romantik komedilerle kafa bulur. anlatılan olayın özü ise küçük kızlarla cinsel fantazi yaşamak değildir. ilk sahnedeki lolita'nın sol ayak parmaklarına oje surme sahnesi ise olağanüstü güzel. benim gibilerin bir numaralı sahnesi, o oje sahnesidir.

vandallar kavimler göçü'nden önce şimdiki macaristan civarında yaşayan, ancak hunların gotları yerlerinden etmesi ile beraber ispanya'ya ve kuzey afrika'ya kadar sürülen ve sürülürken önlerine çıkan her şeyi yakan bir halktır. ispanya'da yerli halkın içinde eriyip gitmişlerdir.

kilgore trout'un sözü ile anlatırsam eğer, "ölünceye kadar yaşamaktır hayatın anlamı". olmadı, aynanın içine girip gençleşmektir.

tolerans, latince tolare kelimesinden gelir. hoşgörü anlamında değildir."tahammül etmek, acıya katlanmak" manasındadır.

christopher lambert, geçmiş on yıllarda çevrilmiş ne kadar uçuk-kaçık, fantezi, bilim kurgu filmi varsa hemen hepsinde görebileceğimiz iskoçya asıllı bir aktördür!

rosa parks, amerika'nın güney eyaletlerinde 1950'lere kadar devam eden ırk ayrımcılığını sonlandırılmasında büyük katkıları olan siyah bir kadın. bir çok insana ilham kaynağı olmuştur. yaptığı ise otobüste ön koltukta oturmak.

otobüslerin camlarının koskocaman olmasının nedeni, onlara kimlerin bindiğini herkese göstermek ve sınıf atlama heyecanını devam ettirmektir.

eski sevgilinizi/sevdiğinizi unutamıyorsanız intihar edin. kesin çözüm.

izmir'e ilk giren türk kuvvetlerinin komutanı sakallı nurettin paşa'dır. izmit'te ali kemal'i linç ettirdikten sonra izmir'de de başka bir olaya imza atmış ve metropolitin'i mahkemesiz astırmıştır.

atatürk liberal bir insan değildi ve liberalizmden nefret ediyordu. çünkü osmanlı kapitülasyonlar nedeniyle tamamen liberal bir ekonomiye sahipti. ittihatçılar zamanında bile liberal ekonomiden vazgeçilmedi. mustafa kemal kendi devri boyunca direndi. ama inönü, almanlar savaşta zaferden zafere koşarken biten rus-türk saldırmazlık anlaşmasını onaylamayınca ve savaş biter bitmez ruslarla bu anlaşmanın devamı için yaptığımız görüşmelerde rusların boğazlarda üs istemesi sonucu kendimizi amerika'nın ve vahşi kapitalizmin kucağında bulduk.

bir zamanlar mekap giyenlerin tutuklanması acayip bir hadise. çok dayanıklı bir ayakkabı olduğu için dağda, bayırda dolaşanların tercihi olmuş. 90'ların ortasında diyarbakır'da ayağında mekap olanlar içeri alınırmış.

sultan üçüncü murad'ın annesi nur banu sultan yahudi asıllıdır. kendisi tahta çıkar çıkmaz beş kardeşini hemen boğdurarak işi sağlama almıştır. "kontrolsüz seks, seks değildir" sözü onun zamanında söylenmiştir. yüzden fazla çocuğu olduğu söylenir. öldüğü zaman bile ne kadar cariyesinin hamile olduğu belirsizdir. en sevdiği cariyesi ise safiye sultan adlı bir vedeniklidir. halka oturduğu yerden gümüş para dağıtmasıyla meşhurdur. oğlu mehmet için yaptığı düğün tam 53 gün sürmüştür. geberdiğinde hazineyi tam takır bırakmıştır.

toledo, endülüs ispanya'sının başkentidir. tercümeleri ile ünlüdür. dünyanın tüm bilinen eski yazmaları burdaki tercümanlar tarafından arapçaya, ispanyolcaya ve latinceye çevrilmiştir. avrupa'nın her yerinden bilim adamları bu tercümleri okumak için buraya gelmiştir. ispanyolların alınca katliam yapmadıkları tek şehirdir.

dabbetul arz, kıyamete yakın bir zamanda mısır civarında ortaya çıkacağı düşünülen ve elindeki mühür ile insanları kafir ve mümin diye alnından mühürlüyen garip bir yaratıktır. deve gibi birşey olacağı rivayet ediliyor.

jeanne d arc, orleans bakiresi olarak bilinir. dallama fransızların, tüm kahramanlarını ingilizlere satma veya giyotine gönderme alışkanlıkları o'nunla başlar.

emrah'ın anası orospuysa eğer, amcası nuri alço olmayabilir. teknoloji o zamanlar o kadar gelişmemişti!

ayastefanos'taki rus abidesi'nin yıkımı gizlice olmuştur. teşkilatı mahsusa'nın parmağı olduğu söylenir. yani çekilen ilk film, abidenin yıkılışı değildir. ilk filmimiz sultan reşat'ın makedonya ziyaretinde arnavut kardeşler tarafından çekilmiştir. ancak bu filmin de orjinali veya kopyası bulunamamıştır.

manderlay, üçlemenin ikinci filmidir. grace, hayatına bir anlam kazandırma çabası içindedir ve bu sefer halen köleliğin devam etmekte olduğu bir çiftliğe gelir. acaba herşey göründüğü gibi midir? saatleri ayarlamak için oylama yapmak mı gerekir, yoksa yoldan geçen birine sormak mı? birinci sınıf zenci ile yedinci sınıf zenci arasındaki fark nedir? kum fırtınasından korunmak için ne yapmamak lazım?

alev makinesı, ikinci dünya savaşı'nda amerikalılar tarafından pasifik adalarında bulunan mağralarda saklanan japon askerlerini temizlemek için sıkça kullanılmıştır. yalnız deposuna kurşun geldiği taktirde hem alevci hemde yanındakiler küle dönermiş. dikkatli kullanmak lazım gelirmiş. ibda-c'nin piknik tüplerinden yaptığı ilkel alev makineleri basında bir ara sıkça gündeme gelmişti.

arjantin, 1800'lerde suriye'den hristiyanların ve 1915'den sonra anadolu'nun bir çok değişik yerinden ermenilerin göç ettiği bir ülkedir. köleliğin kaldırılmasının ardından siyahların yerine bir çok italyanın çalışmaya başladığı geniş çiftliklere sahiptir. italyan asıllı arjantinli sayısı oldukça fazladır. son ekonomik krizlerinden sonra bunların bir kısmı italya'ya geri dönmüş ve italyan vatandaşlarının çalışmadığı çiftlik işleri, hizmetçilik gibi alanlarda çalışmaya başlamışlardır.

dial m for murder, 1954 yapımı bir alfred hitchcock filmidir. ray milland, grace kelly, robert cummings başrol oyuncularıdır. film, karısının hayat sigortası parasını alabilmek için kiralık katil tutan bir adamın planını anlatılıyor. ancak kadın katili öldürür ve planlar tamamen değişir. tüm film nerdeyse bir odada geçiyor ve konuşmalar bol. mükemmel bir cinayet planı nasıl olur ve eksiği-gediği nasıl giderilir? cevap bu filmde.

1922'de işçilerin genel greve gitmeleri üzerine, Ekim 1922'de, mussolini yönetimindeki faşist parti'nin kara gömlekliler adlı üyeleri napoli'den roma'ya doğru yürümeye başlar. hükümet çekilmek zorunda kalır. kral, 30 Ekim 1922'de, başbakanlığa mussolini'yi getirir. böylece italya'da faşist yönetim kurulmuştur.
kutsal kitaplara göre ilk doğan insan kabil'dir.

hayatın bir film şeridi gibi akıp gitmesi gerçekmiş. insan öldükten sonra beyin faaliyetleri 10 dakika kadar daha devam etmekteymiş. bu süre zarfında ise kaç yıl yaşadıysanız işte, o kadar süre on dakikada hızlı bir şekilde beyin içinde akıp gidermiş. beyin dalgalarını emebilecek bir alet yapılabilirse bu süre kaydedilebilir ve torunların zevkine göre istenildiği gibi montajlanabilirmiş. erotik sahnelerinize bakacaklarını pek sanmıyorum!

meksika imparatoru maximilian, habsburg hanedanlığına mensuptur. meksika soyluları tarafından avusturya imparatorundan kendilerine bir kral istemesi sonucu oraya atanmış! 19.yy'da 4 yıl süre ile meksika'yı yönetmeye çalışmış, ancak juanitoların ayaklanması sonucu ülkesine kaçmıştır.

joachim murat, napoleon'un en ünlü mareşallerinden birisi ve süvarilerinin komutanıdır. napoli krallığı yapmıştır. napoleon'a moskova yolunu açmıştır. napoleon rusya'da kutuzov'a yenilince ordusunun komutasını murat'a bırakır ve hemen paris'e kaçar.

nuri bilge ceylan'ın uzak filminde, krizde işsiz kalmış bir genç, gemici olmak için istanbul'a bir akrabasının yanına gelir. akrabası da karısından yeni ayrılmış ve köylülükten kurtulmuş yeni bir şehirlidir. filmde ikisinin arasındaki çekişme anlatılır. istanbul'un karlı hali güzel görünür gözlere.

kutup yıldızı sabit bir yıldız değildir. binlerce yıllık zaman dilimi içerisinde başka yıldızlar kutup yıldızı olur. bunun nedeni dünyanın dönme ekseninin yavaşça hareket etmesidir. bu hareket 25800 yıllık bir döneme tekabül eder. buna presesyon denir. şu anki kutup yıldızı olan alpha ursae minoris, 2102 yılında kuzey kutbuna en yakın konumunda olacaktır. 4600 yıl önce ise thuban adlı yıldız kutup yıldızıydı; bu zaman dilimi, mısır'da piramitlerin yapıldığı tarihe karşılık gelmektedir.

şam fıstığı, 1980 darbe hükümetinin aldığı karar ile adını antep fıstığı olarak değiştirmiştir. eskiden şam osmanlıya bağlıyken üretimi antep ve çevresinde, ticareti şam'da yapıldığından dolayı şam fıstığı olarak anılırmış. susuz yetiştirilebilen bir meyvedir. susuz yetiştiricilikte sıra araları çok uzun bırakılır. evladiyelik bir meyvedir. dikildikten 15 yıl sonra meyve vermeye başlar. ancak tam verimine 25-30 yılda geçer. tozlanması büyük problemdir. uçaklarla tozlama yapıldığı olur. bahçe sahipleri bildiğimiz manada çiftçiler değildir. genelde büyük şehirlerde yaşayan toprak ağaları yapar. mesela şu şarkıcı mirkelam gibi.

ishak paşa sarayı aslında tamamen bir taş yığını. eskiden altın bir kapısı varmış. ama 93 harbinde ruslar ganimet olarak el koyup moskova'ya götürmüşler. 100 ytl'nin arkasında onun resmi vardı. rivayete göre osmanlının ihtişamını doğuda göstermek isteyen ishak paşa tarafından yapılmış. ancak iran şahı'nın padişaha "doğudaki valin senin sarayından daha güzelini yapıp havasını atıyor" şeklindeki ispiyonlaması üzerine paşa yerinden edilir. içinde kanalizasyon sistemi varmış. en azından öyle derler. doğu beyazıt'a gidildiğinde görülmesi gereken bir yerdir. ama hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. en azından ben uğradım. onu yerine ağrı dağı'na bakmak daha keyfili ve eğlenceli. zamanında fatma girik ve coşkun göğen'in başrolerini oynadığı ağrı dağı afsanesi adlı film burada çekilmiş. ağrı dağı'ndan uçunca çayır çimen yerine buraya düşebilirsiniz. dikkatli olmakta fayda vardır!
kalasnikov tutukluk yapması neredeyse imkansız olan, yarı otomatik ve otomatik olarak kullanılabilen piyade tüfeğidir. menzili çok fazla değildir, ama yağmur, kar, çamur, sıcak, kurak demez daima çalışır. temizlenme derdi nerdeyse yoktur. onu bir çamurun içine atın ve istediğiniz zaman alın. muhakkak çalışacaktır.

the king of comedy, "tüm hayat boyu ahmak olmaktansa tek bir gece kral olurum daha iyi" deyip, parayı toptan satın alan rupert pupkin'in hikayesidir. çok güzel bir filmdir.

4 yorum:

Baron von Plastik dedi ki...

Yagoda'nın karıcılığa kuvvet verişi? Gürcü'nün sonunda onu nasıl temizlediği? Bilahare mi anlatılacak ? Onikinci de Beria'dan da bahsedilecek mi ?

gerisi önemli değil... dedi ki...

ayrıntıladım 8

lavrenti pavlovic beria, stalin'in polis şefidir ve onu zehirleyen kişi olduğu düşünülüyor. kruschev ile girdiği iktidar mücadelesini kaybetmiş ve akabinde öldürülmüştür.

:)

Baron von Plastik dedi ki...

Yahu çok sıkı takip etmek, onbirini de okumak gerekiyor anlaşılan...Çok güzel. :)

gerisi önemli değil... dedi ki...

aslında 10 muş bu, 11 demişim, napak, bi dahakine 10 derim, rakamların yerleri değişir sadece :)

Related Posts with Thumbnails

...

ilet:

ytravisbickle@hotmail.com

Sayfalar

telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.