heyy!!! heyecanlı mısın?!

korkma, okudukça geçer!

21 Eylül 2010 Salı

amasya

elmasını falan geçtim, zaten görmedim, ama şehir ilginç. bilen bilir, bilmeyenler ısrar ettiği için anlatırsam eğer yeşilırmak, dağları delip geçmiş ve V şeklinde bir vadi oluşturmuş. şehir bu V'de kurulmuş. şehrin görülebilen her tarafı dağ anlayacağınız. tepede klasik şehir kalesi var. o kadar yüksekte olan kaleyi pasinler'de de görmüştüm. amasya kalesi daha da yüksekte.

bu dağların şehre bakan yüzlerinde oyulu kaya mezarları var. bu mezarlar, adları hep mithridates olan pontus krallarına ait. gece ışıklandırma ile görünüşü gerçekten güzel. ama şehri bir amazon kraliçesi kurmuş. adı da amesia imiş.
aslında sahilde bir yerde olsa nüfusu milyonu bulur. gerçekte sahili aratmayacak genişlikte bir nehri var: yeşilırmak. ama içinde su neredeyse yok gibi bir şey. yeşilırmak'ın şöyle bol suyu, küçük tekneleri, kenarında kum dökülü küçük bir plajı olsa yazları nefis olur. yine de şehir güzel. küçük, sakin, ama boktan değil. küçük bir sineması da varmış. gerçi filmler biraz geç geliyormuş, o kadar olur.

eskiden şehirde "dikkat dikkat, yeşilırmak'a şeker fabrikasının atıkları boşaltılacaktır, lütfen ölen balıkları yemeyiniz" diye anonslar yapılırmış!

dağ yoluna çıkınca şehri seyrederken içmek için küçük cepler yapmışlar. manzaraya karşı arabada içmek gibisi harbi yok. özlemişim o tadı.

şehirde başörtülü kadın pek görmedim. cübbeli, takkeli erkek, küçük çocuklarına kadar kara çarşaf giydirilmiş kadın hiç görmedim. insanlar rahat takılıyor.
şehrin eski kısmında eski evler de var. çoğu otel ve bar olarak hizmet veriyor. nehre karşı içiyorsun güzelce. sokaklar temiz, sertaç ortaç çalmıyorlar ve canlı müzik yapıyorlar. sakin dedim ya işte, harbi sakin. şehrin eski üzüm bağları üzerinde kurulmuş yerleri toplu konut. park yeri problemi yok. gerçi şehrin genelinde park problemi yok. akşam 7'den sonra park ücreti almıyorlar.

malum, amasya şehzadeler şehri. bu şehzadelerin padişah olanlarının heykeli dikilmiş. yanlarında da strabon var. dünyanın ilk coğrafyacısı. onun da yanında ferhat ile şirin heykeli. ama şirin feci şekilde travestiye benziyor. şehrin girişinde de bir el içine duran amasya elması heykeli var.
ferhat'ın deldiği dağlar da duruyor. adı ferhat kanalı. dağın eteğinde. bir kısmı yok olmuş. ama yine de görünüyor. kanalı tabiki ferhat kazmamış! tek bir kişi o taşları nah deler! belki kanalın bir kısmı zarar görmüştür ve ferhat zarar gören kısmı yapmıştır. hem zaten şirin için besili bir inek derler. pehh, tek özelliği aristokrat olması.

bursa ile beraber 99 evliyaya sahip tek şehirmiş. hatta kadının biri bana "eğer bir evliya daha gelseymiş bursa ile amasya kabe hükmünde olurdu" demişti. gülmüştüm.

amasyalı değilseniz bir kaç günden fazla kalınması tavsiye edilmez!

5 yorum:

Gorki dedi ki...

Ben kodlama hatası yaparak hiç tanımadığım bu şehre sınava(kpss) girmek için gitmiştim.:)) Üç gün kaldım orada ve şahane bir gezi oldu benim için. Tam da anlatıldığı üzere sessiz sakin kendi halinde şirin bir şehir.

gerisi önemli değil... dedi ki...

evet, kısa süre için gerçekten güzel :)

bossa nova dedi ki...

ben de 5 sene Merzifon' da oturdum gerçi çok ufaktım ama anıları var. Borabay' a giderdik haftasonları şahane bir yer. 2 kere orada ölümden döndüm. Bir kere de ayakkabılarımı çaldılar. Lanetliymiş neden o kadar ısrarcı olduk acaba :)

Pied Piper Of Hamelin dedi ki...

gitmiş kadar olduk, daha da gidermiyiz ??

gerisi önemli değil... dedi ki...

bossa nova: ali kaya'yı gördüm, ama borabay'ı bilmiyorum :)

merzifon'u hiç bilmiyorum. geçmiş olsun.

pied piper of hamelin: gidin bence. seversiniz.

Related Posts with Thumbnails

...

ilet:

ytravisbickle@hotmail.com

Sayfalar

telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.