heyy!!! heyecanlı mısın?!

korkma, okudukça geçer!

11 Kasım 2009 Çarşamba

intikam, soğuk yenen bir yemektir

mahalledeki tüm kadınları elden geçirdiğini düşünen kahramanımız artık onların yüzüne bile bakmıyor, sadece önlerine ve arkalarına bakıyordur. o gün onu oldukça şaşırtan bir olay meydana gelir.

mahallenin trafik ışıklarında durmuş ve kırmızı ile karşıdan karşıya geçmeye niyetlenmiş olan tevfik, yeşil ışık yandığı için karşıdan karşıya geçmekte olan nazan'ı görür. tevfik şok olmuştur. çünkü oldukça geniş kalçalı, odun gibi bacaklı ve anlayacağınız üzere 155 kilo civarında olan nazan'ı daha önce hiç görmemiştir!

nazan yanından usulca geçerken aynen karşıdan gelen uzun aracın arkasına bakan tipo şoförü gibi bir hisse kapılır ve onun arkasına da bakar. ama yine tanıdık bir yan yoktur! dayanamaz ve seslenir;

"pardon bayan, yağlı vücudunuz beni iğrendirdi. ama sizi önden tanıyamadım, arkadan çıkaramadım. siz kimsiniz? sizi çoktan elden geçirmem lazımdı."

"tevfik, benim nazan. hatırlamadın mı?"

"elbette hayır, hatırlasam seni çoktan becermiş olurdum."

"merak etme, beni de becerdin. 18 yaşındaydım. o zamanlar tığ gibi bir genç kızdım. senin büyüne kapıldım. seninle oldum. benimle bir daha beraber olmayınca kendimi yemeğe verdim. arada çocuğunu doğurdum. babam durumu öğrendi. hava da çok sıcaktı. kafasına güneş geçmiş. önce annemi, sonra henüz 3 yaşında bir kardeşimi ve en son kendisini intihar etti! çocuğum doğdu. adını tefik koydum. gördüğün gibi v harfini özellikle es geçtim. ama o v harfi yüzünden büyüyünce intihar etti. arkadaşları onunla dalga geçiyormuş. ve sen tevfik, beni bu kilolu halimle tanıyamacağını biliyordum. bu elimdeki ney biliyor musun? bir tabanca. son duanı et köpek!"

o sırada...

merve 23 yaşında, esmer, açık kahverengi gözlü, kalçası geniş, hayatı boyunca doğru sevgiliyi arayan ve en nihayetinde bulduğunu sanan milyonlarca genç türk kızından biridir. büyük bir şirkette yönetici asistanı olarak çalışmaktadır ve zaten sevgilisi de asistanı olduğu yöneticidir.

birgün merve, sevgisinin lap topını karıştırırken kendi adına açılmış bir dosya görür. kendi kendisine şöyle der:

"sevgilim kimbilir benim hani güzel resimlerimi koydu buraya? acaba bana yazdığı şiirleri de saklıyor mu?"

bu duygu ve düşüncelerle dosyayı açar. ama o da ne! sevgilisi, en yakın arkadaşı şule ile sevişmelerini kayıt altına almıştır. üstelik merve'nin başka yöneticlerle beraber çektirdiği çıplak resimleri de vardır. hatta merve ile şule'nin sevişme görüntüleri bile bu dosyada mevcuttur. merve çıldıracak gibi olur. hemen şule'nin yanına koşar ve öter;

"şule, nasıl yaparsın bunu bana, oysa ben seni çok sevmiştim, ühüü!"

şule hiddetlenir;

"beni hatırlamadın değil mi? hani ciksler gibi konuşan küçük bir kızken sürekli benim saçımı çekiyordun. işte azmettim ve en sonunda o saçı çekilen kız şimdi senin sevgili elinden aldı. hahaha!"

ama olay burada bitmez. sonra anlaşırlar. artık tevfik, merve ve şule üçlü takılmaya başlarlar. onlar muratlarına ermişlerdir. kerevetine los angeles'da çıkacaklardır. gökten üç elma düşer. biri bir kaşıkçının başına düşer, ki biz o elmaya 'kaşıkçı elması' deriz. diğerini ben yedim. üçüncüsünü de büyük oyuncu şahin k'ya armağan diyorum.

birden...

çok ilginç, ama işten kovulan fakir ama onurlu bir genç sabredip büyük bir şirket sahibi olur. tefeciliğe başlar. karı kızla beraber para yemekten batma noktasına gelen eski patronu tevfik ondan borç istemek için yanına gelir. ama onu genç başlar konuşmaya;

"hani bir zamanlar işten kovduğun fakir ama onurlu bir genç vardı. işte sen şimdi ondan borç istiyorsun. sana nah para veririm."

eski patronu olan tevfik ısrar edince ondan günlük faiz alır. ödeyemeyince sevgililerine sulanır! günlük faiz işini böylece hallederler!

fakir gencimiz sabretmiştir ve başarmıştır. kendisini tebrik ederim. meğer gerçeten intikam soğuk yenen bir yemekmiş.

daha değişik bir versiyonda ise tevfik'in gayri meşru oğullarından biri olan yakışıklı ama çulsuz bir gence aşık olduğu kız vermez. tevfik oğlu parya azmeder ve yakışıklılığı sayesinde bir sürü dizi filmde oynar.

gencimizi çoktan unutan kevaşe ise bu ünlü kişiye hayran olmuştur. gencimiz bir gün imza dağıtırken bu kevaşe yanına gelir. gencimiz ona telefonunu verir. akşam kızın anasının yatağında buluşurlar. kız çok heyecanlıdır. hayranı olduğu ünlü ve yakışıklı genç onu düzecektir. ama o terk edildiği günkü kıyafetlerini giyen parya lanet olasıca çenesini tutamaz;

"hani bir zamanlar sana aşık olan biri vardı ya" diye sorar. kız doğal olarak hatırlamaz. hatta "ooo bana aşık olan bir sürü kişi var" der. parya hiddetlenir. "lan kevaşe, nasıl hatırlamazsın beni, senin yüzünden ünlü oldum, bu gece sana dokunmayacağım bile. kapıda 3 kız daha var. ananın yatağına onları atacağım. siktir git" der.

evet, intikam soğuk yenen bir yemektir.

18 yorum:

maRLa dedi ki...

ahahha:) çok hoş:)
intikam soğuk yenen bir yemektir ama soğuk yemek hiç de lezzetli olmaz, tat vermez insana:)

gerisi önemli değil... dedi ki...

intikam zeytinyağlı bir yemektir, soğuk yenmesi gerekir :)

winston wolf dedi ki...

koca götlü ve geniş kalçaları kadınları rahat bırakın be.

gerisi önemli değil... dedi ki...

bıraktım!

winston wolf dedi ki...

ee çok kolay oldu bu

gerisi önemli değil... dedi ki...

bazen intikam zeytinayğlı bir yemek değil, sıcak bir demli çaydır.

maRLa dedi ki...

zeytinyağlı meytinyağlı farketmez, yemek dediğin sıcakken güzeldir:)

gerisi önemli değil... dedi ki...

cık, sıcak pilaki yenmez!

ama;

some like it hot :)

aşkın dedi ki...

Koca göt ve geniş kalçaları rahat bıraktığım gün ibneleştiğim gün olacaktır ve o gün asla gelmeyecektir.
Not:Kasap değilim

gerisi önemli değil... dedi ki...

demek koca göt ve geniş kalçalardan hoşlanıyorsun, kolay gelsin :)

aşkın dedi ki...

Eskilerin zaif kızlar hakkında bir sözü vardır bildin mi?
İki tahtayı çakmışlar kadın diye satmışlar.
Ben tabi bu sözü sansürledim.
Büyüklerin sözünü dinlemeliyiz.

winston wolf dedi ki...

büyüklerimin ellerinden öperim. koklaya koklaya.

gerisi önemli değil... dedi ki...

hade lan diyeceğim ikinize de...

kadın dediğin istanbul gibidir, boğaz gibi ince :)

aşkın dedi ki...

Niv cenereyşın antin kuntin opereyşın.
Zayıf kızlar ibne modacı dayatması.
Kadın dediğin İstanbul gibiyse adresi veriyorum: Ciciolina.

gerisi önemli değil... dedi ki...

tamam ibne modacılar götü açıkta bırakan giyisilerden hoşlanıyorlar, çünkü en önmeli organları götleri, ama zayıf kadınları napsınlar. onlara lazım olan kaslı erkekler. hakan günday ın yazdığı gibi, kadının zayıf vücudundan iğreniyorlar ve kendilerine layık kaslı vücutlara yöneliyorlar.

yani ibne bir modacının en son tercihlerinden biri olsa gerek zayıf kadın.

üstelik bende bi dünya göbek var, ona rağmen!!

winston wolf dedi ki...

tenis maçı izler gibiyim ama inan senin kazanmanı istemiyorum blog sahibi, hani bunun ilk sahibi!

gerisi önemli değil... dedi ki...

kazanan olması şart değil. kazan kazan stratejisi!

asitlipuding dedi ki...

gerçekten lezzetli değilmiş, ilk kez tattım.

Related Posts with Thumbnails

...

ilet:

ytravisbickle@hotmail.com

Sayfalar

telif falan istemiyorum, iyi eğlenceler... Blogger tarafından desteklenmektedir.